Profile bak

#5 -- Kripto-Para -- Eşitsizliğin Bedeli --//--

Bu haftanın e-postası buram buram kültür dolu. Dikkatli okumanızı tavsiye ederim. 36 saatlik gecikme
Kripto-Para
#5 -- Kripto-Para -- Eşitsizliğin Bedeli --//--
tarafından Kripto-Para • Konu #5 • Tarayıcıda görüntüle
Bu haftanın e-postası buram buram kültür dolu. Dikkatli okumanızı tavsiye ederim.
36 saatlik gecikme için lütfen kusura bakmayın öncelikle, Çarşamba ve Perşembe günü İstanbul'da çok yoğun bir programın içindeydim. Özensiz bir e-posta göndereceğime beklemeyi seçtim. 
Geçen haftaki e-posta'dan aldığım geri bildirimler neredeyse hep aynı konu üzerineydi: al-sat yapmak, amatör bir yatırımcıyı aşırı güvene sevk ediyor. Anladığım kadarı ile bu e-posta listesinin takipçilerinin genelinin duymak istediği şey oldu disiplin konusu. Dolayısıyla Playbook'u önümüzdeki haftalarda geliştirmek üzere bir kenara not alıyorum.
Aynı zamanda al-sat yapmanın fizyolojik etkileri üzerine daha fazla araştırma yapmam gerekiyor bence, gördüğüm kadarıyla hiç kimse bu konuyu konuşmuyor ama buradaki gündelik etkiler, birçok şeyi etkiliyor. Peki, başlık neden Eşitsizliğin Bedeli?
Öncelikle, halen okumayan varsa Joseph E. Stiglitz'in İletişim Yayınları'ndan yayımlanan Eşitsizliğin Bedeli kitabını okusunlar. Bu kitap ve Ulusların Düşüşü‘nü okuduğunuzda kültür seviyeniz 3X artıyor olacak.
Eşitsizliğin Bedeli'ni bu hafta ikinci defa okuyorum; içeriği yüklü bir kitap olduğundan dolayı anlamaya ihtiyaç duyuyorum. Konu şu: ’distribution of wealth’, yani gelir dağılımı. Bölümlerden birinde, basitçe şunu söylüyor Stiglitz: devlet, ek vergiler ve yaptırımlar ile büyük şirketlerden ve zenginlerden görece boyutta vergi alıp, geliri düşük ailelere iş ve sosyal devletin gereksinimleri yönlerinden paylaştırmakla yükümlüdür; ancak bugün gerçekte olan bunun tam olarak tersi.
Bu teze göre Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg her geçen gün daha zengin olmaya devam ederken Facebook'da çalışan bir tasarımcı görece fakirleşir; çünkü sistem vergilendirme ve birçok farklı yöntemle bunun olmasını motive ediyor.
Stiglitz'in tezini aklımızda tutalım şimdilik.
Sizi düşünmeye sevk etmek istediğim ikinci konu ise neden bazı yatırımcıların işleri diğerlerine göre daha iyi gidiyor? 
Uzun bir girişten sonra bu iki sorunun ekseninde detaylara ve benim fikirlerime geçeyim:

1- Algoritmik trading
Birçok coin exchange'inin API'leri var ve bu API'ler sayesinde programcılar kendi soketlerini yazıp algoritmik olarak al-sat yapabiliyorlar. Bilgisayarının başında bekleyerek, tuttuğu coin 10 sent değer kazandığında elden çıkarıp, 10 sent değer kaybetmesini bekleyen amatör ve köşeyi hızlı dönmek isteyen bir yatırımcı ile, bu işi algoritmik yapan ve matematiğini iyi kurmuş olan bir yatırımcı arasında ciddi bir fark var. Eşitsizliğin bedellerinden biri bu, sen algoritmik al-sat yapamadığın için, genel olarak senin kayıpların onların kazançları oluyor. Dolayısıyla ‘Art arda dinlenen vasat şarkıcılar, toplamda tek bir muhteşem performans etmez’ deyişi haklı çıkıyor.
Basit bir örnek: Hafta içinde Bitcoin Cash ayrıldığında 400$'dan 200'e düştü, sonrasında 727$'a kadar yükseldi. En büyük kazancı sağlayanlar sizce kimler oldu?
2- İşgücü kaybı
Belli bir işten elde edilen gelir, o iş için yatırılan sermaye miktarı ve işgücü bileşimiyle orantılı olarak bölüşülür. Bunu ben söylemiyorum, Erik Brynjolfsson ve Andrew McAfee, Rage Against the Machine kitabında söylüyorlar. 
Bitcoin ve Blockchain teknolojisinin uygulanabilirlik anlamında henüz primitif bir noktada olması, aslında tam olarak Avrupa'nın Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki durumuna benziyor. Devletin zenginlerden aşırı yüklü vergiler alıp girişimcilere teşvik olarak verdiği, dolayısıyla da refahın (prosperity) dramatik olarak arttığı zamanlar. İşte Bitcoin'in tam şimdiki zamanları. Aklı başında genç insanlar, doğru hamlelerle servetin yerini kendi faydalarına değiştirebiliyorlar. Aranızda Ethereum'u 30$‘dan alıp 400$'dan satan insanlar var, biliyorum.
Ancak, bazıları için de sistem bu şekilde çalışmıyor –çok doğal olarak. En başta söyledim, coin al-sat'ından kazanılacak olan para, senin ne kadar zamanını götürüyor ve o esnada sen bundan daha verimli ne yapabilirsin? Ayrıca orada tuttuğun para ne kadar büyük, acaba o parayı başka yerde tutsan ne kazanırsın? 
Eşitsizliğin bedellerinden biri de bu, bazıları kısa yoldan zengin olmak isterken elindeki bulgurdan oluyor.
Örnek: Geçen haftaki Playbook'da haftada 3 al-sat kovaladığımı söyledim. Günde 6-7 defa, takip ettiğim coin'lerin fiyatlarına bakıyorum, bana yetiyor. O sırada çalışmam, müşterilerimi memnun etmem ve onlara fatura kesmem gerek çünkü.
3- Tribalizm
Geçen haftanın benim için en düşünce dolu twitzinciri Fred Ehrsam'ın yazdığı coin tribalizmine dair olan twitlerdi
Ehrsam diyor ki, bir coin'e sahip olan biri, o coinin değeri yukarı çıksın diye uğraşıyor. Tüm coin'ler ve yatırımcılar için de bu durum geçerli. Herkes kendi coin'inin peşinden koşuyor; kendi coin'ini öven raporlar ve başka coin'leri yeren diğer raporlar sürekli internette geziniyor. Ehrsam diyor ki, kendinizi tedbirli (vigilant) tutmanızda fayda var, çünkü kendi coin'inizle kendi gözünüzü boyuyorsunuz. 
Ben Ehrsam'a bir kısım katılıyorum, gerçekten de yanlı raporlar piyasada çok dolaşıyor. Ancak bir kısım da katılmıyorum, çünkü tuttuğum coin'lerin direnç noktalarını yakalamak için çalışmam lazım, o coin'in komünitesinin ve etki alanını anlamam lazım. 
Bu maddede aksiyon alınabilir bir içgörü (actionable insight) yok, ancak sizi bu konuda düşünmeye sevk etmek isterim. (Bu arada, yukarıda linkini verdiğim twit zincirine gelen cevapları da mutlaka okuyun)
4- Olası gelecekler
Geçen hafta Koç Üniversitesi Yayınları'ndan çıkan Dört Gelecek: Kapitalizmden Sonra Hayat isimli kitabı okudum. Toplamda 110 sayfa, belli bir taban varsa rahat okunabilir bir kitap. Kapitalizmden sonraki 4 farklı gelecek senaryosu için 4 bölümden oluşuyor. Bitcoin'in ve alt-coin'lerin geleceğini tahmin etmeye çalışmamız için sadece başlıkları alt alta yazıp ufak bir yorum yazacağım:
  • Komünizm: Eşitlik ve Bolluk
  • Rantizm: Hiyerarşi ve Bolluk
  • Sosyalizm: Eşitlik ve Kıtlık
  • Eksterminizm (Sistematik çöküş): Hiyerarşi ve Kıtlık
Ben, konu coin piyasaları olduğunda bu geleceklerin paralel ve/ya alternatif değil sıralı olduğunu düşünüyorum.
2013-2015 yılları arasında coin piyasalarının eşitlik ve bolluğu yaşadığını, ancak şu anda hiyerarşi ve bolluğu yaşadığını düşünüyorum. Anlatayım: son 6 ayda coin exchange'leri vasıtasıyla al-sat yapmaya başlayan amatör yatırımcı sayısı 10 milyonları buldu. Bu durum yaşanmadan önce nispeten kapalı komünitenin ciddi X'ler yaptığı dolayısıyla eşit oldukları ve bol kazandıkları dönemdi. Ancak amatör yatırımcılar şu anda algoritmik yatırımcılara kazandırıyorlar, yine de pazar büyüyor olduğu için bolluk var, ancak hiyerarşik bir bolluk var. 
Anlatabildim umarım buraya kadar. 
2018 ile birlikte durumun eşitlik ve kıtlığa, 2020 ile birlikte ise hiyerarşi ve kıtlığa döneceğini düşünüyorum. Tarih tekerrürden ibarettir sözü haklı çıkarmışçasına…
5- Rant arayışı
Fransa Kralı XIV. Louis'in danışmanı Jean-Baptiste Colbert rivayete göre şöyle demiş: ‘Vergilendirme sanatı, mümkün olan en fazla tüyü, kazı mümkün olduğunca az bağırtarak yolmayı içerir’. Rant arayışı sanatı tam olarak böyledir.
Zengin olmanın iki yolu vardır: Servet yaratmak veya başkalarının servetine el koymak. Coin piyasalarında servet yaratmak, yani yapılan her ICO'nun bir 'problem çözen ürüne’ ait olması, coin komünitesine kazandırırken; 3 satır kod ile landing page üzerinden 100 m$'lık ICO yapmak (onu yaparken 30 m$'ını da çaldırmak) sadece başkalarının servetine el koymak anlamına gelebilir. 
Başka bir şey söylememe gerek yok sanırım?
Kapanış
Coin'lere sadece basit finansal araçlar olarak bakmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Bunu ıspatlayacak sayıca fazla argüman üretebilirim ve sosyal bilimler de konu para ve merkantilizm olduğunda tam olarak bunu söylüyor. Coin'lerin toplumsal yönleri henüz ortaya çıkmaya başlamadı, çünkü çok yeniler. Ancak bu teknolojiyi ve arkasındakileri felsefi olarak ne kadar erken anlar ve içini deşersek, bu işten o kadar kazançlı çıkmamız çok mümkün. Bu e-postanın da amacı buydu. 
Bir öneri kitap daha: Kriptopara Çağı (Buzdağı Yayınevi)
Kesinlikle takip edilmesi gereken bir coin: Omega One
Kripto-Para'lar ile ilgili benimle birebir görüşmek için 10 dakikalık randevu alabilirsiniz. Hemen yerinizi ayırtın.
Ayrıca eğer bu e-postaları beğeniyorsanız, alt kısımdaki Like butonuna tıklayın, Facebook'da veya Twitter'da paylaşın. 
Önümüzdeki hafta bir sürpriz geliyor, çok küçük ve özel bir grup kuruyorum, daha canlı tartışalım, gündelik ve hatta anlık ipuçları verelim, tüyolar verelim diye.  
Bu konuyu sevdin mi?
Kripto-Para
tarafından Kripto-Para

Türkiye'den ve dünyadan blockchain ve kripto-para haberleri, yorumları ve analizleri. #blockchain #cryptocoins #altcoin #bitcoin #ethereum #cryptocurrency
Haftalık e-posta listesi, her Perşembe sabahı e-posta kutunuzda.
Küratör: Fatih Güner

Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue, Kripto-Para tarafından dikkat seçilerek hazırlandı.
Yalıkavak / Bodrum / Muğla