Profile bak

#14 -- Kripto-Para -- Keynes ve Ponzi -//-

Üniversite ilk sınıfta “Art, Culture & Society” isminde zorunlu bir ders aldım (Sanat, Kültür ve
Kripto-Para
#14 -- Kripto-Para -- Keynes ve Ponzi -//-
tarafından Kripto-Para • Konu #20 • Tarayıcıda görüntüle
Üniversite ilk sınıfta “Art, Culture & Society” isminde zorunlu bir ders aldım (Sanat, Kültür ve Toplum). Benim sanat ile olan ilişkimi bu tarz muhabbetler yaptığım arkadaşlarım bilir, sanata inanmıyorum. Bu bakışımı destekleyecek fikirlerim ve teorilerim de var. Bir de tasarım bölümünde okuyoruz, sanatla ne işimiz var diye de soruyorum.
Zorunlu ders olduğu için devam etmek zorundaydım, ancak ders ilerledikçe aslında ne kadar fazla şey bilmediğimi ve ‘tasarım disiplini’nin aslında sanat ile ne kadar etkileşim halinde olduğunu fark ettim. Birkaç hafta daha geçip ders daha da ilerledikçe, tasarımın tarihselliğinin sanattan geldiğini, sanatla beslendiğini fark ettim.
Bu hikayeyi aklımızda tutalım, 2012 yılına gelelim; Ocak ayında Bilgi Üniversitesi ile birlikte ilk dönem Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı’nı yapıyoruz. Tüm müfredatı kendim hazırladım, tüm eğitmenleri kendim seçtim ve onlarla görüştüm. Eğitmenlerden birinin sunumunda “Sosyal Medyanın Tarihi” başlıklı 10-12 slaytlık bir bölümün olduğunu fark ettim. Aşırı basit görünüyordu, programa uymayacağını düşündüm ve hemen e-posta gönderdim bu bölümü kaldırması için.
Eğitmen bana geri e-posta gönderdi, nereden geldiğini bilmezsek, nereye gittiğini nasıl tahmin edeceğiz? Nasıl vizyon sahibi olacağız? Kendimizi geleceğe nasıl hazırlamamız gerektiğini nereden bileceğiz?
Aklıma Art, Culture & Society dersi ve o dersin benim sanat ile ilgili fikirlerimi nasıl değiştirdiği geldi dolayısıyla o bölümü eğitim programında bıraktım. Akabinde de yaptığım hiçbir işe, o işin tarihselliği konusunda okuma yapmadan, öğrenmeden girmedim. Halen sanata inanmıyorum, ancak artık biraz daha eğitimli olarak inanmıyorum.
Ne söylemeye çalışıyorum biliyor musunuz? Eğitim şart!
Bu e-posta grubunun en nihai amacı, takipçilerini bilgilendirmek ve onları ‘aktive’ etmek. Gördüğüm kadarıyla konu kripto-paralar ve Blockchain teknolojisine geldiğinde Türkiye’de bu e-posta grubu gibi detaylı araştırma, tarihsellik, bilgiye dayalı içerik paylaşan da yok. Benim ‘gündem’ ile ilgili düşüncem bu e-posta grubuna yansıdı. Farkındaysanız haftalık gündeme çok az yer veriyorum, çünkü gündemin çöplükten farkı yok benim için.
Böyle bir hikaye ile giriş yaptıktan sonra, 1-2 küçük duyuru ve akabinde de bu haftanın konusuna geçiş yapıyorum. Bu haftanın konusu biraz farklı olacak :)
Öncelikle, geçtiğimiz hafta e-posta göndermedim. Bu aralar yeni bir müşterim var ve son 3 haftadır onlarla birlikteyim. Geçen hafta Cuma akşamı döndüm Bodrum’a, ancak inanılmaz yorgundum ve bu haftaki eğitime de hazırlanmak zorundaydım, o yüzden yazamadım. Lütfen kusura bakmayın.
Bu hafta İstanbul’dayım Cumartesi gecesine kadar, Perşembe günü yazamamaktan korktuğum için bugün yazıyorum. Bir sonraki hafta yine Perşembe’ye geri döneceğiz.
Ayrıca bu Perşembe akşamı, yani 12 Ekim’de Blockchain Meetup #1 var. 110 kişilik kontenjan doldu, ekstra 20 kişilik bir listem vardı, o da doldu. Eğer geleceğine söz veren herkes gelirse, akabinde hızlıca bir meetup daha yapacağım.
14 Ekim’de ise eğitim var. Blockchain ve Kripto-Para Eğitimi. Tüm müfredatı ben hazırladım, baştan sonra hem bilgi dolu hem de eğlenceli bir sunum hazırladım. Daha önce benim eğitimlerime katılanlar bilir, haftasonu süper olacak! Halen yerinizi almadıysanız kayıt için tıklayın.
Bu haftanın konusu: Keynesçi Devrim ile Bitcoin'in Etkileşimi. Şimdiden söyleyeyim, düşündüğünüz kadar anlaşılmaz değil. Hatta çok basit.

Keynesçi Devrim
Bugünün ekonomi dinamiklerinin temelini atan John Maynard Keynes’in hamilik ettiği ekonomist Richard Kahn, yayın yönetmeni olduğu Economic Journal dergisinde devrim niteliğinde bir makale yayınladı. Makalenin özeti aşağıdaki gibiydi:
Hükümetin işçi istihdam eden projelere (örneğin demiryolu yapımına) harcadığı para, asıl miktarın katı olarak geri dönecekti. Çünkü her zamanki gibi meteliksiz olan işçiler, ücretlerinin çoğunu tüketim mallarını almaya harcayacaktı. Bu da, dükkanların sattığı şeylerin yeniden stoklanması anlamına gelirdi, bu yeniden stoklama, malları üreten fabrikalarda çalışan işçilerin maaşlarının ödenmesini sağlayacaktı. Para dolaşacaktı. Her turda büyük bölümü harcanacak, böylece sarmal büyüyecekti. Kahn baştaki paranın ne kadarının katlanacağını veren bir formül çıkarabilmişti. İşçiler genellikle ücretlerinin beşte dördünü (yüzde 80) harcarsa, bütün harcama turunun nihai toplamı, baştaki miktarın beş katı ederdi. Başka bir deyişle, 1 eksi baştaki harcama oranının tersi 1 / (1 - 0,8) = 1 / 0,2 = 5’ti. Bunun adına çarpan dendi. (Principle of the Multiplier)
Çarpan Teorisi büyük bir etki yaratmıştı, ancak bunun uygulanabilirliği konusunda sorunlar vardı. Keynes bu noktada  “Genel Teori: İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi” isimli kitabı yayınladı. İşte Keynesçi Devrim budur. (Kitabı okumanıza çok da gerek yok, fazla ağır bir kitap ve üzerine yazılan süper incelemeler de var. Soranlara e-posta yazarım)
Keynes'in en can alıcı önerilerinden biri Bancor‘du. Bancor, bir global para birimi önerisiydi. Uluslararası ticarette 'onaylama’ (clearing) sistemi üzerine kurulu bir şekilde kullanılması önerilen bir “devletler üstü para”. Bu onaylama işlerini yürütecek bir de “International Clearing Union” kurulması gerekliliğini ortaya koydu.
Keynes'in önerdiği bu sistem, politika süreçlerinin içerisinde evrilerek IMF‘e, yani International Monetary Fund kurumuna dönüştü.
Aranızda birçoğunuz bilmez, IMF, aynı zamanda temeli ilk olarak 1969 yılında atılan Special Drawing Rights isimli bir rezervin de yöneticisidir (XDR veya SDR olarak geçer). Bu rezerv, ülkelerin başka ülkelerin bankalarındaki paralarını çekmesine olanak veren özel bir yaklaşımdır.
John Maynard Keynes
John Maynard Keynes
Bitcoin vs. Keynes
Keynesçi yaklaşım, en tabanında merkez bankası gibi kurumların piyasaları istediği fayda yönünde manipüle etmesi demektir (Bu da Nashçi yaklaşım). Piyasaların sürekli ‘büyüme'si üzerine kurulu bir yaklaşımdır. Ancak piyasa ne kadar büyürse büyüsün, para basma veya rezervi kontrol etme sorumluluğu bulunan her kurumun, piyasaları yönlendirme durumu doğmaktadır.
Merkezilikten uzak Bitcoin gibi bir yapı elbette bu sıkıntıyı çözebilir. Ancak… Bitcoin'in bunu yapabilmesi şu anda imkansız görünüyor. Neden mi?
1000 BTC üzeri hesaplara dikkat edelim
1000 BTC üzeri hesaplara dikkat edelim
Satoshi Nakamoto'nun Bitcoin cüzdanını saymazsak, toplamda 1.000 ile 100.000 BTC arasında sahibiyeti olan farklı cüzdanların sayısı 1719, bu cüzdanların USD üzerinden toplam değeri ise 29 milyar $ olarak görülüyor. Ayrıca toplam coin'lerin %39'u da bu hesaplarda yer alıyor.
Kuşkucuların Bitcoin'e Ponzi demesinin ana nedeni bu. Bu %39'luk fon, Bitcoin fiyatları ile istediği zaman oynayabilir ve oynuyor da. Şu anda 76 milyar $ pazar büyüklüğüne sahip olan Bitcoin'in binde 1'i sizin olsun diyelim. Yani toplamda 760 milyon $‘lık fonunuz olsun. Doğru algoritma ile küçük yatırımcıların coin'lerinin kaybettiği değerleri kendi hanenize yazabilirsiniz.
Bakın Tether'e, sadece 440 milyon $ pazar büyüklüğü ile Bitcoin'i sürekli manipüle etmeyi başarıyor.
Söylemeye çalıştığım, ki bu e-posta listesinin ilk gününden beri defalarca söyledim, beni Bitcoin'in yakınında göremezsiniz, çünkü Bitcoin halen inanılmaz manipülatif bir yer. Bu manipülasyonun sebebi de bunlar. Mesela 4-6 hafta sonra yeniden bakalım, o %39'luk sahipliğin %41'e çıktığını görmemiz mümkün.
Keynes'in önerdiği ve bir süre de olsa fena gitmeyen bir 'orta kurum’ ihtiyacı var bence bu piyasaların. Diyeceksiniz ki, merkezilikten uzak olmanın tam tersi bu. Birçok durumda değil aslında. Ancak bu işi de uzmanına bırakmak lazım. Sonuçta bu problem Bitcoin'in altını kazdıkça kazıyor.
Toplamda sadece 150 milyar $ büyüklüğünde bir piyasa bu, global ekonominin hiçbir yerinde olamayacak büyüklükte. Günlük işlem hacmi 3.5 milyar $ civarında. Dünya borsalarının yanına bile yaklaşamaz. Öyleyse bu sorunun cevabını size bırakıyorum: Burada ne arıyorsunuz? Para mı, yoksa başka birşey mi?
Rezerv Problemi
Bunların tamamı, Keynesçi anlayışla birleştiğinde Bitcoin'in (veya aynı şekilde Ethereum'un) bir rezerv olamayacağı gerçeğini yüzümüze sert bir şekilde vuruyor olmalı.
Bitcoin için her ne kadar dünyanın dört bir yanında ATM'ler açılıyor olsa da, gündelik hayatta kullanabileceğimiz bir para birimi olmaktan çok uzak. Aynı şekilde fazla kırılgan ve dalgalı olduğu için bir yatırım ürünü olmaktan da uzak. 
Öyleyse, yine Keynes'in önerdiği gibi öncelikle XDR gibi global bir crypto-currency rezervine ihtiyaç duyuyor olmalıyız. Tether değil, daha güvenilir bir rezerv. Bitcoin'in bir rezerv olmadığı gerçeğini kabul etmenin zamanı geldi.
Argüman
Bu e-postanın en başında, ‘eğitim şart’ demiştim hatırlarsanız. Eğer Keynes'i okumasaydım, bu fikirleri size sunamazdım. Aynı şekilde siz de bu içeriği okuduktan sonra belki kendi araştırmanızı yapacaksınız ve benim aklıma gelmeyen başka şeyler bulacaksınız. Başka çıkarımlar yapacaksınız.
Bu piyasalar önünde sonunda daha dalgasız hale gelecekler. Ana akım kullanım alanları ortaya çıkmaya başlayacak ve hayatın içinde yer almaya başlayacaklar. O zamana kadar kendimizi ne kadar geliştirirsek, o kadar donanımlı olacağız.
Bu haftaki eyyorlamam bu kadar, umarım buraya kadar aralıksız okumuşsunuzdur :)
Kapanış
Çin, kripto-borsalarını lisansa bağlamayı düşünüyor. (Bu e-posta listesinin 11. sayısında para lisansa bağlanır demiştim.
17 Ekim'de Byzantium fork ile Ethereum'dan bir ayrılık yaşanıyor olacak, Go Ethereum (GETH) doğacak.
Bitcoin bilimden (dolayısıyla da matematikten) uzaklaşıyor mu? Mükemmel bir okumalık.
T.C. Merkez Bankası, blockchain için çalışma grubu oluşturuyor.
Lawrence Lundy-Bryan, Blockchain + AI konusunda süper bir twit-zincir yazmış. Okuyalım.
Amazon ve Instagram kripto-paralarını kim yapacak?
IMF Başkanı Christine Lagarde (Modernist görüşlerini çok beğendiğim birisi) Bitcoin ile ilgili güzel şeyler söyledi.
Dubai, kendi kripto-parasını kuruyor.
Tether'in saatli bomba haline gelmesi üzerine basit bir inceleme.
Kapanış
Meetup'a katılacak olan arkadaşlarım, sizlerle Perşembe akşamı görüşeceğiz. Eğitime gelecek olan arkadaşlarım, sizlerle de Cumartesi günü görüşeceğiz.
Bu hafta iyzico'da Blockchain ile ilgili bir küçük öğle yemeği toplaşması (BBS, brown bag session) yapacağız. Ayrıca Türkiye'nin önemli sanayi şirketlerinden birinde özel bir Blockchain konuşması yapacağım. Zorlu bir hafta olacak, bana şans ve kolaylık dileyin lütfen.
Her zamanki gibi eğer beğenirseniz Like tuşuna basmayı ve Twitter'da ve Facebook'da paylaşmayı unutmayın.
Bu konuyu sevdin mi?
Kripto-Para
tarafından Kripto-Para

Türkiye'den ve dünyadan blockchain ve kripto-para haberleri, yorumları ve analizleri. #blockchain #cryptocoins #altcoin #bitcoin #ethereum #cryptocurrency
Haftalık e-posta listesi, her Perşembe sabahı e-posta kutunuzda.
Küratör: Fatih Güner

Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi
Yalıkavak / Bodrum / Muğla