Profile bak

Deneyim Bülteni - Tema #3 Uzun Ömür - Who wants to live forever ♫♬

Dublin'den selamlar, Kasım ayı benim iş yüzünden en yoğun olduğum ay. Yine de bir şekilde en sevdiğim
Deneyim Bülteni - Tema #3 Uzun Ömür - Who wants to live forever ♫♬
tarafından Anıl Gökmen • Konu #6 • Tarayıcıda görüntüle
Dublin'den selamlar,
Kasım ayı benim iş yüzünden en yoğun olduğum ay. Yine de bir şekilde en sevdiğim aylardan bir tanesi. Kesin göz açıp kapayıncaya kadar bitecek, ama bu ay iki sayı sığdırmaya çalışacağız.
Geçen sayı aracılığıyla yeni insanlarla tanışma fikri çok hoşuma gitti gerçekten, paylaşan herkese tekrar teşekkürler. Yeni gelen arkadaşlar hoş geldiler.
Bu sayının amacı, uzun ömür ve ölümsüz konularına giriş yapmak, belki biraz merak ve heyecan uyandırmak.
Argümanım, yakın bir süre içerisinde ölümsüzlüğün uygulanabilir bir halde hayatımıza girecek olması. Hatta bence bizim neslimizden şanslı olanlar (ya da Özgür'ün deyimi ile şanssız olanlar), 80 yaşında ölümsüz olmaya karar verme lüksüne sahip olabilirler :)
Bu sayıdaki isteğim oldukça basit; bana 1 öneri ile gelin. Bu öneri içerik hakkında olabilir, biçim hakkında olabilir, tamamen yeni bir bülten yazmak olabilir. Ne düşünüyorsunuz merak ediyorum.
Lafı uzatmadan içeriklere geçelim. Uzun ömür 1-2…

1. Uzun Ömür Konusuna Giriş
Konunun ilginçliği bence su götürmez bir gerçek. 100 yıl daha yaşayacak olmanın (bırakın ölümsüzlüğü) kulağa gelişi - zaten - başlı başına değişik. Tabi bir de fütürist bilirkişilerin tahminleri, büyük şirketlerin Ar-Ge yatırımları da bu konuyu daha ilginç hale getiriyor.
Uzun ömür konusunu incelemeye başlamak için uzun bir ömürü tanımlayarak ve bir kaç veri inceleyerek işe koyulalım:
  • Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Dünya'nın ortalama ömür beklentisi 72 yıl;
  • Bu beklentiye sağlık filtresini eklediğimizde sağlıklı ömür beklentisi 63.3 yıla düşüyor.
  • Bir kaç istisna bölge dışında kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor (ortalama olarak 4 yıl daha uzun, ki bu ortalama için oldukça büyük bir fark).
  • Yıllar ilerledikçe (tahmin edildiği gibi), ortalama ömür beklentisi artıyor. 2016'te yayınlanan son rakamlar 1960'a göre ortalama 12 yıl daha uzun ömür beklentisi olduğunu gösteriyor.
Ülke sıralamalarına baktığımızda; Japonya (83.7), İsviçre (83.4) ve Singapur (83.1) en uzun yaşam beklentisinin olduğu ülkeler. Dünya Sağlık Örgütü'nün bu araştırmasına göre Türkiye 75.8 yıl ömür beklentisi ile 58.ci sırada yer alıyor.
Bu arada yapılan farklı araştırmalara göre yaşam beklentisi rakamları değişiyor. Örneğin, OECD'nin araştırmasına göre sağlıklı ömür beklentisi ortalam 61.8 yıl. CIA'in araştırmasına göre daha yüksek. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) araştırmasını linke bırakıyorum.
2. Ölmeyi Unutan İnsanlarla Tanışın
Sizi Mavi Bölge (Blue Zone) kavramı ile tanıştırmama izin verin. Mavi Bölgeler; Dünya'nın diğer yerlerine göre insanların daha uzun yaşadığı (ciddi bir oranın 100 yaş ve üzerinde yaşadığı) ve en düşük orta yaş ölümüne sahip alanlar.
Mavi Bölge kullanımı ilk olarak Dan Buettner ve National Geographic ortaklığında gerçekleştirilen proje ile ortaya çıkıyor. Projenin amacı? Oldukça basit; neden bazı insanlar ve bazı bölgeler diğer insanlardan ve bölgelerden daha uzun yaşıyorlar?
Araştırmanın sonuçlarını paylaşmadan önce Mavi Bölge'lere hızlıca göz atalım. Şu anda Dünya'da Mavi Bölge olarak kabul edilen beş yer bulunuyor.
  • Ikaria - Yunanistan: Ikaria'da insanlar ortalama 8 yıl daha uzun bir yaşam sürüyor ve bunama hastalığı Dünya'nın en düşük seviyesinde! Türkiye'nin hemen yanıbaşında bulunan bu ada “İnsanların ölmeyi unuttuğu yer” olarak anılıyor.
  • Okinawa - Japonya: Nam-ı diğer, ölümsüzler diyarı. Yıllardır - tekrarlı olarak - Dünya'daki en uzun kadın yaşam beklentisi bu kasabadan çıkıyor.
  • Ogliastra Bölgesi, Sardunya Adası: Sardunya'nın bu bölgesi, Dünya'nın en yüksek asırlık erkek yoğunluğuna sahip. Neredeyse bütün erkekler 100 yıldan fazla yaşıyor ve 65 yaş ve üzeri kanser, diyabet gibi hastalıklardan ölüm oranı Dünya'nın en düşük seviyesinde.
  • Loma Linda, California: Bu bölgede hayat ortalama bir Amerikalı'dan 10 yıl daha uzun!
  • Nicoya Yarımadası, Costa Rica: Dünya'nın en düşük orta yaş ölüm oranına sahip bölgesi. Aynı zamanda Sardunya'dan sonra “asırlık erkek” yoğunluğu en yüksek ikinci bölge.
3. Nasıl Daha Uzun Yaşarız? Biraz şarap, biraz öğlen uykusu, bol seks
Yukarıda bahsettiğim Mavi Bölge'ler konseptini yaratan Dann, kitabında incelediği bölgelerin hayat tarzlarından 9 ortak öğrenim paylaşıyor. Bunlar arasından - bence - en ilgi çekici olan ortak alışkanlıklar listeliyorum:
  • Yalnız hissetmemek: Birlikte gülecek, birlikte sövecek ve hatta kavga edecek arkadaşlara sahip olarak ve ailenizle daha çok görüşerek ömrünüzü uzatabilirsiniz.
  • Geri vermek kültürü (give back): Din aracılığı ile, spiritüel yollardan ya da somut olarak birisine yardım ederek, doğaya koruyarak Dünya'ya geri vermek ömrünüzü uzatıyor.
  • Bitkisel beslenme: Vejetaryenlik övme kısmı burası değil malum. Fakat, Akdeniz ve Japon diyetini kabul etmek, aralıklı olarak bilinçli ve kontrollü şekilde aç kalmak (fasting) yaşam süresine bilimsel olarak ispatlanmış bir katkı sağlıyor.
Bölgelere özel ilgi çekici alışkanlıklar ise şöyle:
  • Ikaria'nın ölümsüzlük sırrı: Haftanın beş günü öğlen uykusu (nap), haftada en az iki kere seks (50 yaşından sonrada devam), yemekle birlikte bir kadeh kırmızı şarap.
  • Okinawa kitaplara konu alan bir uzun yaşam öğretisine sahip. Geçen bültende bahsettiğim Ikigai hayattalarının merkezinde. Bunun yanında Moai bizlerin kesinlikle üzerine düşünmesi gereken bir konu. Moai, doğum itibari ile ömür boyu sürecek bir sosyal oluşum. 115 yaşında teyzelerin hala oturup kıkırdaştığı, komşularını çekiştirdiği ve zor zamanlarında birbirlerine arka çıktıkları bir birliktelik etiği aslında.
Moai hakkında daha çok okumanızı isterim. İlginizi çekerse aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Moai—This Tradition is Why Okinawan People Live Longer, Better - Blue Zones
4. Yarım Kalan Bir Hikaye, Birlikte Gülmek - Roseta Etkisi
The Remarkable Story of Roseto Shows the Power of Community - YouTube
The Remarkable Story of Roseto Shows the Power of Community - YouTube
Malcomn Gladwel'in Outliers kitabının giriş öyküsü olan Roseta eyaletini anımsayanlar vardır. Bu eyalette - Mavi Bölge'lere benzer olarak - insanlar düşük orta yaş ölüm oranına ve uzun yaşam beklentilerine sahip, İtalyan göçmenlerinin yaşadığı küçük bir bölge Roseta. Burası o kadar etkileyici ki, o dönemlerde 55 yaşına kadar bir kişi bile, bırakın kalp krizinden ölmeyi, kalp krizi riski emareleri dahi göstermiyor!
Tabi bu konu oldukça dikkat çekici, Gladwell gibi bir çok araştırmacı, gazeteci, sosyolog bölgeye giderek araştırmalar yapıyor. Bu araştırmalar, aile geçmişi, beslenme gibi bilimsel metodolojiler ile yürütülüyor. Fakat, takip edilebilen hiç bir alanda komşu kasabalarla bir farklılık bulunamıyor. Roseta'nın sağlıklı, mutlu ve uzun yaşamasının sırrı uzun süre çözülemiyor. Neden sonra (bu ikili hep kullanmak istemişimdir), uzun ve büyük bir araştırmaya Dr. Stewart Wolf ve ekibi tarafından başlatılıyor. Ortaya çıkan sonuç o dönem için devrimsel: sosyal komünitelerin, ailenin ve bir arada olmanın gücü sağlığa ve hayat süresine direkt etkisi var! Bu araştırma ile birlikte Roseta etkisi ya da bir gruba dahil olmanın iyileştirici gücü litaratürde yerini alıyor.
Fakat, hikaye maalesef bu kadar güzel devam etmiyor. Roseta'da ilk kalp krizinden ölüm 1971 yılında; yani pahalı arabalar, çitlerle ayrılmış büyük ama bireysel evler Roseta'lıların hayatına girdikten bir süre sonra gerçekleşiyor. Sonrasında yaşam beklentisi ve sağlık seviyesi hızla ortalama Amerika seviyesine doğru geriliyor… Modern toplumun tüketim bazlı bireysel yapısı Roseta'nın hikayesinin yarı yolda kalmasına neden oluyor…
Hikayeyi müthiş bulduğum için detaylı anlatmak yerine belgeselin bir kesiti size bırakıyorum.
5. Kaç Yıl Yaşayacaksınız?
Benim yaşam potansiyelim :)
Benim yaşam potansiyelim :)
Testleri herkes çok sevdi. O yüzden testlere Blue Zone konsepti ile bağlayarak devam edeceğiz.
Bu sayıdaki testimiz yukarıda görselini eklediğim ömür beklentisi testi. Duruma göre, eğer böyle devam edersem, potansiyelim 96 yıl ama ben 85 yıl yaşayacağım ve bunun 14 yılı süper sağlıklı olmayacak.
Bakalım ilginizi çekecek mi :)
6. Deneme - Opposite (Tersine) Kuralını Deneyin!
Nilay Örnek'in Bütün İyiler Biraz Küskündür kitabına bayılıyorum. Etrafımdaki herkese de okutmaya çalışıyorum, hatta kendisine bir mektup yazmayı planlıyorum :) Neyse, oradaki geçen bölümlerden biri “Her şey ters gidiyorsa sen de tersini yap gitsin!” bu sayıdaki denememizin esin kaynağı.
Seinfeld dizisine kitabı okuduktan sonra başladım. Dizinin 5. sezon, 21. bölümünün adı “Opposite” yani zıt ya da tersine.
Bu bölümde, dizinin ana karakterlerinden biri aynı zamanda kel, göbekli, işsiz ve hala ailesi ile yaşayan George Costanza aşırı sıkılmış bir halde yeni kararını alıyor. “Bugüne kadar verdiğim her karar yanlıştı, hayatım istediğimin tam zıddı. Bundan sonra normalde yapacağım her şeyin tam tersini yapacağım.” Daha bu kararını açıkladıktan hemen sonra, her zaman verdiği yemek siparişinin tam tersini veriyor ve aynı siparişi veren güzeller güzeli Victoria ile aynı siparişi vermeleri sayesinde tanışıyor. Ve olaylar gelişiyor. Tersine kuralı çalışıyor. Mülakatta normalde söyleceği şeyleri tam tersini yapıyor ve işe alınıyor.
Tamam aşırı bir optimism ve romantizm içerdiği kesin. Ama ara sıra hep yaptığımız şeyin tersini yapmak zevkli oluyor. Ben bu aralar yapıyorum. Bakalım çalışırsa, normalde hiç gitmediğim bir yerde Mati'yle karşılaşır, onu tavlar ve sonra da Güney Amerika'ya yerleşirim belki :)
Not: Kendinize bir iyilik yapıp bahsettiğim bölümü Seinfeld bölümünü izleyin :)
7. Bu Aralar
Neler yapıyorum diye bir Z raporu çıkarmak bile çok garip geliyor insana aslında, bir taraftanda hoşa gidiyor tabi.
Bu aralar kafa yorduğum şey: Sevgi konusu ya da mutlu ilişki gerçekten var mı diye de sorabiliriz. Alain de Bottom yazdığı kitaplar yetmezmiş gibi bir de videolarla bu konuyu deşiyor. Ve balyoz gibi indiriyor; “Mükemmeli istemek sadece yalnızlığa yol açacaktır”
Bu aralar yararlı bulduğum şey: Slacktime! Bu konseptin Türkçe'si varsa bile bilmiyorum maalesef. Yapmaktan keyif aldığım çoğu şey, bu slack zamanlarında aklıma gelen fikirlerden ortaya çıkıyor. Özet olarak slack time, iş arasında yaptığınız küçük sohbetler, gün içinde yürüyüşe çıkmak, ne bileyim iş dışı konular için yapılan toplantılar gibi kendinize verdiğiniz şımarıklık zamanları. Siz de bir araştırın, belki detaylı konuşuruz.
Bu aralar en çok hoşuma şey: Yine Nilay Örnek'in kitabından bir bölüm; farklı dillerde bazı aksiyonlar, cümleler, durum için kullanılan kelimeler. Örneğin:
Pagad: Yavaş yürüyen kişi yetişebilsin diye yavaş yürümek
Unpetitcinq-a-sept: Öğleden sonra yapılan hızlı sevişme
Şunlarında kelimesi olsa keşke; hoşlanmak ama kendine güvensizlikten dolayı belli etmeme durumu. Sevmediğin birisiyle iyi geçinmek zorunda olduğun anlar. Sırf popüler hale geldiği için anı yaşıyorum triplerine giren kişi. Söylenen her şeye karşı savunmaya geçen arkadaş. Bir şey üretme sonrası yaşanan tatmin hissi…
Gelecek sayıda görüşürüz!
Bu konuyu sevdin mi?
Anıl Gökmen
tarafından Anıl Gökmen

Her ay farklı bir deneyim teması. Farklı yaşam tarzı denemeleri, deneyim notları, öneriler ve öznel yorumlamalar arada bir bir e-mailinde

Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi