Profile bak

Deneyim Bülteni #17 - Kendini Şaşırtmak

Herkese 17. sayıdan merhaba, Görüşmeyeli uzun zaman oldu. Umarım herkesin keyfi yerindedir. Ertelemek
Deneyim Bülteni #17 - Kendini Şaşırtmak
tarafından Anıl Gökmen • Konu #17 • Tarayıcıda görüntüle
Herkese 17. sayıdan merhaba,
Görüşmeyeli uzun zaman oldu. Umarım herkesin keyfi yerindedir.
Ertelemek için her zaman bir sebep var biliyorsunuz. Hiç bahanesiz bu uzun aranın suçunu üstleniyorum; geçen bir kaç ay hayatımda farklı kulvarlara odaklanmayı tercih ettiğim bir dönem oldu. Bu sürede hiç sıkılmadan sıradaki sayıyı soran herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Yokluğu fark edilecek bir ürün ortaya çıktığını farkına varmamıştım. Planımız yeni konular ile birlikte yeniden eski ritmimize dönmek.
Geçen sayılarda sık sık alışkanlıklardan, alışkanlık edinmekten bahsetmiştik biliyorsunuz. Bu hafta bir iş arkadaşımın yaratıcılık üzerine yaptığı “freshness junkie” (biz yenilik bağımlısı diyelim) videosundan esinlenerek, bu rutinleri & alışkanlıkları kendini şaşırtarak esnetmek konusunun ilginç olabileceğini düşündüm. Konumuz her gün bir tutam yenilik, şaşırtmaca - belki abartarak yenilik bağımlılığı.
Yorumlarınızı iletmekten, bülteni paylaşmaktan çekinmeyin. (Bültene abonelik linki burada)
Haydi devam edelim.

1. Her Gün Bir Tutam Yeni
Barcelona, 2018
Barcelona, 2018
Önerme oldukça basit; düzenli olarak yaptığımız şeylere kendimizi şaşırtacak yeni tatlar eklemek bizi daha yaratıcı (keyifli, verimli vb.) yapabilir mi? Bu konunun alanı dişlerinizi farklı elinizle fırçalamaktan, işe farklı bir yoldan gitmeyi denemeye kadar genişliyor.
Benim ilgilendiğim kısım ise romantik söylemlerden daha çok (bknz. bugün farklı bir yoldan işe gidin, göğe bakın, nasıl güzellikleri görmezden geldiğinizi fark edin), oto-pilotta çalışan karar alma mekanizmamızı şaşırtmak. Öyle ki, hızlı bir internet araştırmasının bana söylediğine göre, gündelik işlerimizin %80'ini üzerinde düşünmeye gerek olmadan otomatik olarak gerçekleştiriyoruz. Yataktan aynı taraftan kalkıyor, aynı kahveciden kahvemizi alıyor, işe aynı yoldan gidiyoruz. Yoga derslerinde matımızı aynı yere açıyor, spor salonunda aynı dolabı kullanıyoruz. Bu örnekleri çoklayabiliriz. Bu gündelik alışkanlıklarımıza bilinçli yenilikler & farklılıklar ekleyerek aklımızı oto-pilottan daha sık çıkarmayı denebilir miyiz dersiniz.
Bu testin maalesef herhangi bir yaratıcılık garantisi yok. Fakat bir ihtimal, her gün benzer şekilde gerçekleştirdiğimiz aksiyonlara bir tutam yeni elementi eklemek bir fark yaratabilir. Belki küçük ayarlamalar bazı yaratıcı bağlantılar, keyif veren yeni düşünce modelleri ortaya çıkmasını sağlar. Ve belki de bu yeni bağlantılar, aslında günlük yaptığımız seçimleri neden yaptığımız konusunda bize fikir verir (her gün neden o yoldan gidiyoruz, ya da neden aynı insanlarla yemek yiyoruz?).
Siz isterseniz dişlerinizi diğer elinizle fırçalamaktan başlayın, ya da yarın akşam yemeğini atlamayı da deneyebilirsiniz. Üzerine düşünürseniz, kendi alışkanlıklarınıza göre daha başka şaşırtmalar bulabileceğinize eminim.
2. Günlük Şaşırtmalar için Pratik Öneriler
İrlanda'da Pazar yüzmesi, Kasım 2019
İrlanda'da Pazar yüzmesi, Kasım 2019
Benim son dönemde uyguladığım şaşırtma taktiklerimden bazılarını sizlerle paylaşmak istedim, belki sizin de aklınıza yatar:
  1. Boş zaman (down time) ayırmak: Nasıl yaptığınız bence çok kritik değil. Ama inanın, sürekli olarak en yüksek tempoda çalışmaya alışmış aklımızın herhangi bir şeyle meşgul olmadığı anlar yaratmak, onu oto-pilottan çıkmak için müthiş bir hamle. Ben bu boşluğu meditasyon yaparak ve gün içinde telefonsuz anlar yaratarak oluşturmaya çalışıyorum.
  2. Tanımadığınız insanlarla sohbet etmek: Tanıdık yüzler, tanıdık düzenler, tanıdık gelen her şey bize daha kolay geliyor. Oto-pilottaki bir düzen için kolayı seçmek müthiş bir verim demek. O yüzden, düzenli olarak tanımadığınız biriyle sohbet etmek benim en sevdiğim “freshness” aktivitelerinden biri. Bunu düzenli hale getirebilmek için sosyal medyayı ve işimdeki networking kültürünü çok aktif kullanıyorum. Sizi tanımayan birine ilk sorduğunuz şeyler ya da ilk anlattığınız şeyler neler? Sizi tanıyan insanlarla sohbetlerinizden farklı yaptığınız şeyler var mı?
  3. Beyaz Tahta konsepti oluşturmak: Aynı ilgi alanlarını aynı kaynaklardan incelemek (aynı Youtube kanalı, aynı twitter hesapları ya da aynı podcast'ler) bence aklımızın seçtiği en basit oto-pilot hamlelerinden biri. Haftanın bir günü sabahtan toplantı yapmadığım, mümkünse masamdan çalışmadığım bir zaman yaratmak, bu durumu şaşırtmak için çok verimli oluyor. Bu zamanı işimle veya ilgi alamlarımla dolaylı olarak ilgili alanları incelemek için kullanıyorum. Bu hamleyi basketbolda sürekli hücum çalışmak yerine, defansı daha iyi okuyabilmek için Aikido öğrenmek gibi düşünmek bana havalı geliyor :) Örneğin, bu sayının konusu bahsettiğim “white board” zamanlarımdan birinde ortaya çıktı.
  4. Yeme-içme alışkanlığını değiştirmek: Klişe geldiğinin farkındayım. Belki benim öğrenme şeklime uygun bilemiyorum. Ama alkolü bir süre bırakmak, hakim yeme alışkanlığınızı değiştirmek, seviyorum dediğiniz şeylerin aslında ne kadar dinamik olduğunu size kanıtlayabilir. Bakarsınız alışkanlıklarınızla ilgili daha büyük aydınlanmalara bile kapı aralar. Alkolü mü seviyorsunuz, sonrasında gelen kontrol etmek zorunda olmadığınız eğlence halini mi? Avokadoyu mu seviyorsunuz, avokadoyu seviyor olma halini mi?
Bunu 5. öneri olarak henüz düşünmeyelim, ama son dönemde haftada bir İrlanda denizinde yüzüyorum. Müthiş bir dinçlik. Malum İrlanda bu dönemlerde en sıcak ülkelerden biri değil. Deneseniz, üşümek konusunun ne kadar da göreceli olduğuna inanamazsınız, fotoğraf bu hafta sonundan, hava 4 derece. Herkese uygun değil tabi.
3. Bu aralar
Bu aralar okuduğum şey: Bu aralar çalışmanın sarsılmaz bir değer haline getirildiği toplumların eleştirisini sunan Tembellik Hakkı kitabını okuyorum.
“…bu yanılsama; çalışma aşkı, çalışmaya duyulan gözü dönmüş tutku, sonunda bireyin ve onun neslinin hayati gücünün tükenmesine neden oldu.”
Bu aralar beni heyecanlandıran şey: Mart başında Sri Lanka'da güzel bir yoga kampı organize ediyoruz. Sistersaway‘in Sri Lanka'daki güzeller güzeli evinde misafir olacağız. Eğer ilginizi çeken bir şey ise detaylar için bana yazabilirsiniz.
Bu aralar en sevdiğim söz: Klişeler bazen güzel geliyor:
“İyi veya kötü diye bir şey yoktur. Düşüneler onu öyle yapar.”
Gelecek sayıda görüşürüz.
Bu konuyu sevdin mi?
Anıl Gökmen
tarafından Anıl Gökmen

Her ay farklı bir deneyim teması. Farklı yaşam tarzı denemeleri, deneyim notları, öneriler ve öznel yorumlamalar arada bir bir e-mailinde

Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi