Profile bak

Deneyim Bülteni #12 - Romantizm Aşkı Öldürür (mü?)

Herkese selam, Deneyim bültenin 12. sayısına hoş geldiniz. 14 Şubat haftasınının temasından yararla
Deneyim Bülteni #12 - Romantizm Aşkı Öldürür (mü?)
tarafından Anıl Gökmen • Konu #11 • Tarayıcıda görüntüle
Herkese selam,
Deneyim bültenin 12. sayısına hoş geldiniz.
14 Şubat haftasınının temasından yararlanarak, bu sayı ile birlikte, mutluluk ve alışkanlıklardan sonra benim en çok konuşmak istediğim konulardan birinden, sevgiden bahsetmeye başlayacağız.
Bu sayının 2 mükemmel olmayan argümanı var:
  1. Romantizm aşkı öldürür
  2. Sevmek öğrenilmesi gereken bir yetenektir
Not: Sevmek ve sevilmek tabiki müthiş derecede kişiye özel deneyimler. O yüzden bu konunun ne bir tek doğrusu var, ne de ben yüzyıllık bekar biri olarak bu konuda doğru örneğim :) Amacımız farklı yaklaşımları incelemek.
Bülteni beğenirseniz, abonelik linkini paylaşırsanız, düşüncelerinizi bana yazarsanız mutlu olurum :)
Haydi başlayalım!

1. Sevmek Bir Sanattır
Annemle babam, 2018 Sarsala Koyu
Annemle babam, 2018 Sarsala Koyu
Özgür beni Erich Fromm'la tanıştırdıktan sonra, kendisi en fazla referans verdiğim düşünürlerden birisi haline gelmiş olabilir.
Konuya sevgiye farklı açılardan yaklaştığı ve sevgi nedir ya da ne değildir sorularına bazı çok kuvvetli cevaplar verdiği, Sevgi Sanatı kitabı ile giriş yapmak istiyorum.
Fromm'a göre sevgi; aynı diğer sanatlar gibi, pratik edilmesi, öğrenilmesi, emek ve zaman yatırımı yapılması gereken etken bir aktivite. Yani, sevmek (ya da sevgi) yazgısal olarak gezegenler bir araya geldiğinde karşımıza çıkan bir şey değil. Aksine sevgi, çoğu ilişkide ve evlilikte görülen beklenti ve ihtiyaç matematiğinden de oldukça uzakta yer alan bilinçli yapılan bir tercih.
Fromm'un kitabından aldığım bir kaç notu ekliyor, herkese en azından Sevgi Sanatı kitabını okuyarak Fromm'la tanışmanızı öneriyorum.
…Sevgi bir etkinliktir, pasif bir duygu değildir. Sevgi, insanın kendi içinde geliştirdiği bir şeydir; içine sürüklediği bir şey değil. Sevginin etkin özelliği en genel biçimde şöyle tanımlanabilir: Sevgi ilk önce vermektir, almak değil. Vermek ne anlama gelir? Bu sorunun yanıtı, kolay gibi görünse de oldukça zor ve karmaşıktır. En yaygın yanılgı, vermenin bir şeyden “vazgeçmek, ondan yoksun kalmak, o şeyi birisi uğruna feda etmek etmek” olarak algılanmasıdır. Kişiliği gelişmemiş, alıcılık, sömürücülük ya da istifçiliği aşamamış birisi, verme olayını bu şekilde algılar. Pazarlamacı karakter vermeye hazırdır ama ancak bir şey alma karşılığında…
…Başka birisine kendime yetemediğim için bağlanıyorsam, karşımdaki kadın ya da erkek benim için bir cankurtaran olabilir belki ama aramızdaki bağ sevgi bağı olamaz…
…Olgun olmayan sevgi seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var der. Olgun sevgi ise sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum der…
…İki kişi birbirini daha iyi tanıdıkça, yakınlıkları inanılmazlığını gitgide yitirir; sonunda düşmanlık, umut kırıklığı, birbirinden bıkma duygusu başlangıçtaki coşkudan artakalan her şeyi alıp götürür.Oysa başlangıçta bütün bunlar hiç bilinmez; aslında o coşkun tutku, birbiri için deli olma, sevginin büyüklüğüne kanıt sanılır; bu olsa olsa o kişilerin daha önce içinde bulundukları yalnızlık duygusunun büyüklüğüne kanıttır…
Yeri gelmişken küçük bir anı: Bu ara bir çok kişiyi Fromm'la tanıştırmaya çalışırken, geçen ay annemlerin ziyarete gittiğimde de bu kitabı okumalarını önermiş bulundum. Annem 1985'te alınmış kendi kitabını çıkardı, babam kendi kitabını çıkardı. Cevabımı aldım :) Bazı huylar aileden geçiyor sanırım…
Şu anki güncel baskının bulunduğu linki alt tarafa bırakıyorum.
Sevme Sanatı - Erich Fromm | kitapyurdu.com
2. Romantizm aşkı öldürür
İlk Aşk tablosu önündeki aşıklar, Dublin
İlk Aşk tablosu önündeki aşıklar, Dublin
Şimdi hızlıca kafamızdaki ideal aşkı, ya da yaşamak istediği ilişkiyi düşünelim.
  • Müthiş bir içsel ve fiziksel çekim ile ilk anda etkileceğim, daha o anda özel duyguyu hissederek başlayacak bütün hayatıma yayılacak bir mükemmellik senfonisi
  • Ruh eşim, en yakın arkadaşım, öğretmenim, öğrencim - ya her şeyim işte!
  • Aramızdaki fiziksel uyum (seks yazamadım nedense) ilk saniyeden itibaren büyülü bir şekilde başlacak, ve hep böyle olacak. Beni tanımasına gerek yok, her şeyimi zaten biliyor!
  • Her bir saniye yanımda olsun isteyeceğim, hep gözlerine bakacağım, her şeyi ama her şeyi birlikte yağacağız. Beni öylesine tamamlayacak ki, onsuz bir aktivite yaptığımı dahi hayal edemeyeceğim (ya da edemiyorum)
  • Çok zor bulacağım ama sonunda bulacağım bu duygu sonsuza kadar devam edecek, artık başka kimseden etkilenmeyeceğim
Eğer bu veya benzer önermelerden bir kaç tanesi sizin hayallerinize dahil ise, son bir kaç yüzyıldır inşa edilen romantiklik akımının aşk şablonuna hoş geldiniz. Düşünürlere göre aşk normunu belirleyen romantizm, maalesef aynı zamanda gerçekçi olmayan beklentiler yaratarak çoğu ilişkinin bitmesine ya da mutsuz devam etmesine de büyük oranda neden oluyor.
Aşk duygusunu kurtarmak, belki de yeniden keşfetmek ya da daha uzun süre canlı kalmasını sağlamak için aşkı gerçek dışı bir idealistlikten, gerçek dünyaya indirmek ve romantik aşk şablonunu sorgulamak oldukça kritik görünüyor
Alan de Button, post-romantik bir teori geliştirerek bu sorgulamaya başlayabileceğimizi söylüyor. Örneğin;
  • Karşımızdaki insanda aradığımız her şey olmayacak. Aynı biz de karşımızdakinin aradığı her şey olmadığı gibi.
  • Birbirini anlamak için konuşmak hatta tartışmak tamamen normal. Ruh eşimiz bizi konuşmadan gerçekten anlayamıyor.
  • (siz kendi örnekleriniz ile diğer maddeleri tamamlarsınız)
Yıllarca filmlerden, şiirlerden, kitaplardan, oyunlardan beslenmiş bir romantik olarak, rasyonel olarak hiç bir farkı olmasa da, sevdiğim kişiyle gün batımını izleme romantizm (ve buna benzer diğer şeyler) benim için de hala geçerli.
Amacımız romantik minnoşları öldürmek - tabiki - olmamalı. Ancak, aşkı bilinçsiz oluşturulmuş bir ideal şablona göre artı ya da eksi notlama halinden kurtarmanın ve kendimiz için özenle seçtiğimiz aşkı bilinçli olarak yaratmanın zamanı geldi.
Button'un aşkın nasıl olması, nasıl hissettirmesi gerektiğinin öğrenilen bir davranış olduğunu kastederek, Foucault'tun; “Böyle bir şey olduğunu bilmese aşık olmayacak bir sürü insan var”. alıntısıyla başladığı konuşmasını ekliyorum.
Bu arada konuya ilginiz varsa, Botton'un aşk ile ilgili Aşk Üzerine ve Aşk Dersleri kitaplarını öneririm.
Alain de Botton on Love
3. Sevmek Öğrenilmesi Gereken Bir Yetenektir
Girişini yaptığımız sevgi bir öğrenilmesi gereken bir yetenektir önermesine, Alan de Button'un kurucusu olduğu School of Life (Türkiye'ye de kısa süre önce faaliyetlere başladılar) ile devam edelim.
Aktif olarak felsefi yaklaşımlar üreten bu ekibe göre sevmeyi öğrenmek - daha doğrusu öğrenmek istemek - ünlü olmayı istemek gibi bir arzu, peşinden koşulan bir hedef olmalı. Yani bu zanaat, öğrenilmesi hiç de kolay olmayan bir zanaat. Fakat, bütün zorluklarına rağmen bu yeniden tanımlanan aşka erişmek, gelip bizi bulmasını beklediğimiz romantik aşkın bizi bulması hayalinden - hala - çok daha kolay.
Peki nasıl öğrenilir bu sanat? Bu ekibin yayınladığı post-romantik yaklaşıma göre aşk ve sevmek sanatı 7 elementin üzerine yoğunlaşarak öğrenilebilir:
  1. Destekleyicilik: Aklımızda oluşturduğumuz mükemmel ile kıyaslayıp eleştirmek yerine, iyi yönde ilerlemeye destek olmak
  2. Tasavvur (hayal gücü de diyebiliriz): Davranışları anlamlandıran daha iyi nedenler hayal etmek
  3. Nezaket: Dünya'daki gerçek aşkın en büyük savunucusu ve yılmaz savaşçıları olsak da, karşımızdaki kişinin düşman olmadığı hatırlamak (karşımızdaki haksız dahi olsa)
  4. Bağışlama: Bağışlamamanın kendinin de haksız olduğunu kabul etme cesaretine sahip olmamak, olduğunu kabul etmek
  5. Sadakat: Dışarıdaki ihtimaller ilgimizi çekse de, fırsatımız olsa da sadık kalmayı seçmek
  6. Cömertlik: Paylaşmak, cömertçe sevgiyi arttırmak
  7. Sabır: Karşımızdakine olgunlaşması, öğrenmesi, üzerinde çalışması için zaman vermek
Yalnızca bu elementlerle olur mu bilmek zor; ama mutlak aşkın gelip sizi bulmasındansa, onu bu temeller üzerine birlikte inşa etmek hiç mantıksız bir seçenek gibi durmuyor.
4. Mathi ile Tanışın
Romantizm yaratması ve sıfat olarak hak edilmesi oldukça kolay bir hal aldı. Karşınızda en son romantiklerden - ben. Mathi de, benim romantik aşkımın sahibi.
5. Kutlama - İyi ki Doğdun Anacım :)
Madem bu bülten 14 Şubat temasıyla şekillenmiş oldu. Benim için bu günün; sevgililer günü olması, senenin en çok reklam harcamalarının yapıldığı günlerden biri olması dışında özelliği annemin doğum günü olması :) Buralarda ne anlatıyorsam, hamuru oradan çıktı :)
İyi ki doğdun anacım! (kendisi de seyirciler arasında)
Kendisi sosyal medyada oldukça aktif, yabancı olmayın, doğum gününü benim arkadaşım olarak kutlayın :)
6. Bu aralar
Bu aralar üzerinde çalıştığım şey: Hikayesi olan portreler. Yakında hikayeleri topladığım, fotosunu çektiğim ve anlattığım bir proje başlatıyorum. Herkesin süper bir hikayesi var bence. Benimle hikayesini paylaşmak, kamera önünde poz vermek ile ilgilenirseniz, ya da ilgilenebilecek tanıdıklarınız varsa bana yazabilirsiniz :)
Bu aralar herkesin düşünmesini istediğim şey: Ekran süresi! Arkadaşlarımın ekran sürelerinin 6 saate kadar ulaştığını görmek beni şok etti. Bu süre elde telefon olmadan hiç bir aktivite yapmamak demek - girilen toplantı, arkadaş sohbeti, sinema diye uzar bu liste. En azından topluca bu süreyi takip etmeye başlayabiliriz. Sizde durumlar nedir?
Bu aralar en çok şaşırdığım şey: Jeff Bezos'un (Amazon'un kurucusu ve 137 milyar dolarlık servet ile Dünya'nın en zengin kişisi) son dönemlerde eşine aldatması, Bezos'un attığı iddaa edilen mesajlar / fotoğraflar, daha görülmeyecek bir tazminatın ortaya çıkma ihtimali yeterince ilginç bir durumdu. Son olarak, Jeff Bezos 7 Şubat'ta kendisine yapılan şantajla ilgili Hayır “Teşekkürler, Mr. Pecker” başlığıyla oldukça detaylı ve samimi bir medium post yayınladı. Bana kalırsa tam bir film senaryosu. Bezos'un medium yazısı burada, eğer ilginizi çekiyorsa olayın türkçe özeti burada.
Buraya kadar sevgi neydi - sevgi emekti şakası yapmadan geldik!
Gelecek sayıda görüşürüz.
Bu konuyu sevdin mi?
Anıl Gökmen
tarafından Anıl Gökmen

Her ay farklı bir deneyim teması. Farklı yaşam tarzı denemeleri, deneyim notları, öneriler ve öznel yorumlamalar arada bir bir e-mailinde

Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi