View profile

Caz'ın zencilerin özgürlük haykırışı olduğuna emin miyiz?

Bekir Arslan
Bekir Arslan
Merhaba. Bu bülten için yazmayalı yaklaşık bir yıl olmuş. Düzenli aralıklarla yazmayı planlıyorum artık. Bu, muhtemelen her haftanın cuma veya cumartesi gününe denk gelebilir. Karşılaştığım güzel şeyleri zaten paylaşıyordum ama yakın zamanda öğrendiklerimi de buraya eklemeyi düşünüyorum. İşte onlardan biri:
Meğer Çingeneler, bildiğimin aksine Romanya kökenli değil Kuzay Hindistan kökenliymiş. Gerçi bu Romanya kökenli olması bilgisi bizim bilinen yanlışlardan biri olabilir. En çok şaşırdığım şey ise “roman” kelimesinin kökeni olan Sanskritçe “domba” kelimesinin aşağı kasttan çalgıcılara verilen bir isim olmasıymış. “Hindistan'ın Pencap-Sind (Pakistan, Karaçi) nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan'ın da içinde bulunduğu bölgelerden M.S. 420 civarında İran ve Anadolu üzerinden dünyaya yayılmış bir Hint-Avrupa halkıdır.” Çok acayip değil mi ya? Şu wiki maddesini okumanızı tavsiye ederim, ben aydınlandım.
“Zencilerin özgürlük haykırışı: Caz” mı acaba?
Photo by Jessica Knowlden on Unsplash
Photo by Jessica Knowlden on Unsplash
Ekşi'de bir yazı okudum Caz müziğine olan bakışım tamamen değişti. Olumsuz anlamda değil tabi. Ya diyordum bu zıkkımı köleler bulduysa niye bu kadar eğlenceli? Yazıyı okuduktan sonra taşlar yerine oturdu üstat.
Siz bu entryi baştan okuyun ama sonunda şöyle diyor yazar: “demem o ki caz müziğini zencilerin özgürlük çığlığı, ezilmişlikleri falan doğurmamıştır. caz müziğini siyahlar doğurmuştu çünkü hıristiyanlığın dayattığı kurallardan, püriten ahlakın ceberrut yasalarından, "kendini işe adamak” denen saçmalıktan muaf olan gruplardan biri onlardı. diğer beyazlar gibi bazen işkence görüyorlar, bazen tecavüze uğruyorlar, bazen çokça çalıştırılıyorlardı ama şarkı söyleyebiliyor, sevişebiliyor, dans edebiliyor, içki içebiliyorlardı. dünyada müzik konusunda en mahir görülenler kimlerdir bir düşünün? çingeneler, zenciler ve bir asır evveline kadar yahudiler. bu üçü aynı zamanda en fazla toplum dışında bırakılmış olanlardır. cazın doğuşuna olsa olsa bu dışlanmışlık zemin hazırlamış olabilir.“
Bir filmi bulabiliyorsanız kesilmemiş haliyle izleyin
Ya geçen aklıma geldi, çok sevdiğim The Martian'ın sinemalara verilmeden önceki hali var mı acaba diye bakayım dedim, buldum çok daha güzelmiş. İzleyenler bilir, Mark'ın Mars'tan Hermes'e alındığı bir sahne var. Bunu ilk denemede başarmışlardı. İlk izlediğimde de huylanmıştım bu durumdan, o kadar da olmaz insan biraz çalışır buna filan diye. Meğer kesilmemiş halinde Hermes'in kaptanı simülasyonda günlerce bu operasyona çalışmış. Bunu kesip attığında güdük gibi kalabiliyor işte. Bu ilk aydınlanmayı Kingdom of Heaven'da da yaşamıştım. Bir de Lord of The Rings'te. İnanılmaz değişiyor. Bir filmi extended veya director’s cut izlemek en güzeli. Varsa bulun bence.
Dedim Allah Allah nedir bu ses
Ya ben bir grup keşfettim öyle böyle değil. Televizyonda TRT Müzik açıktı, birden bu grubun solisti, Burcu Göktürk'ün sesini duydum. Allah Allah dedim nedir bu ya. Hemen Spotify'a filan baktım ama bulamadım, imdadıma YouTube koştu. Kendi kanalları varmış, bu programdan kayıtları yükledikleri. Öğrendim, TRT İzle’ye de yüklenecekmiş :D
Şunu bi dinleyin, haksız mıyım?
Boğaziçi Sesleri- Evlerinin önü handır
Boğaziçi Sesleri- Evlerinin önü handır
Blog
Bu arada kendi alan adımla (bekirarslan.com) daha önceki yıllarda yazdığım blogu tekrar aktif ettim. Hem blogda hem Medium‘da yazmaya devam edeceğim. Beklerim.
Did you enjoy this issue? Yes No
Bekir Arslan
Bekir Arslan @bkrsln

Kişisel bültenimde sevdiğim ve heyecanla takip ettiğim konulardan edindiğim güzel şeyleri paylaşıyorum.

In order to unsubscribe, click here.
If you were forwarded this newsletter and you like it, you can subscribe here.
Created with Revue by Twitter.