View profile

#15 Her sabah sizi yataktan kaldıran şey ne?

Revue
 
"Bana göre pazarlama, sahip olduğunuz değerlerle ilgilidir. Çok karmaşık, çok sesli bir dünyada yaşı
 

Momentum

March 24 · Issue #15 · View online
Pazarlama, içerik, sosyal medya, girişimcilik, kişisel gelişim, üretkenlik ve verimlilik gibi konularda okuyorum, düşünüyorum, üretiyorum ve hayatımı kazanıyorum. Hayatımızın her anında bir momentum olduğuna ve o momentumun farkında olduğumuzda daha mutlu olduğumuza inanıyorum. Ve bu konularda her Pazar akşamı ilham aldığım içerikleri paylaşıyor, size ilham vereceğini düşündüğüm konularda fikir yürütüyorum. Paylaştığım diğer içerikleri takip etmek isterseniz: @batuhanapaydin

“Bana göre pazarlama, sahip olduğunuz değerlerle ilgilidir.
Çok karmaşık, çok sesli bir dünyada yaşıyoruz. Ve insanların bizi hatırlamaları için çok fazla sayıda fırsatımız olmayacak… Her şirket için geçerli bu.
Bu yüzden bize dair hatırlamalarını istediğimiz şeyle ilgili çok net olmamız gerekiyor.”
Steve Jobs'ın Apple'a dönüşüyle birlikte ekibine yaptığı konuşmadan… 1997 yılındayız.
“Kendimize sorduğumuz soru şuydu: Müşterilerimiz, Apple'ın kim olduğunu öğrenmek istiyor. Neyi temsil ediyoruz? Bu dünyanın neresindeyiz?
Yaptığımız şey, insanlar işini görsün diye kutular tasarlamak değil. Apple bundan daha fazlası.
Biz Apple olarak inanıyoruz ki bir tutkuya sahip olan insanlar dünyayı daha iyi bir hale getirebilirler.

Best marketing strategy ever! Steve Jobs - Think different Best marketing strategy ever! Steve Jobs - Think different
Dünyanın en değerli şirketlerinin de, ofiste yanınızda oturan kişinin de sahip olduğu değerleri var.
Kimisi bu durumun farkında olarak değerlerini günden güne, yıldan yıla inşa ediyor ve bu doğrulara göre yaşıyor. Kimisi de başına gelen durumlara verdiği tepkiler ve aslında “hayat mücadelesi” dediğimiz peşi sıra yaşanan olaylar sırasında kendi değerlerini farkında olmadan kurguluyor, bir parçası haline getiriyor.
Şimdi bir de Simon Sinek‘e kulak verelim…
“3,5 yıl kadar önce bir keşifte bulundum. Ve bu keşif benim dünyanın nasıl işlediğiyle ilgili görüşümü kökten değiştirdi.
Apple, Wright kardeşler ya da Martin Luther King… Dünyada ilham veren büyük organizasyonların ya da liderlerin tümü birebir benzer şekilde düşünüyor, hareket ediyor ve iletişim kuruyor.
Dünyadaki her organizasyon ve kişi ne yaptığını (“what”) bilir. Bazıları nasıl (“how”) yaptığını bilir. Fakat çok az sayıda kişi ve organizasyon yaptıkları şeyi neden (“why”) yaptığının farkındadır.
Ve “neden” derken, para kazanmaktan bahsetmiyorum. Para kazanmak sonuçtur. “Neden” derken amacı, hedefi, inancı kast ediyorum.“
Çevremizde gördüğümüz, ilham veren, yeni ufuklar açan, yeni fikirler ortaya çıkaran her kişi ve organizasyonun temelinde bir ideal, bir prensip, bir değer, bir hedef var.
Dünyadaki kişi ve organizasyonların büyük çoğunluğu iletişim dillerini ve hareket etme methodlarını belirledikleri sırada önce ne yaptıklarını, sonra nasıl yaptıklarını ve sonra neden yaptıklarını açıklarken ve buna göre var olurken…
Epey azınlıkta yer alan, küçük ya da büyük bir şeyleri değiştiren, küçük ya da büyük çevresine ilham veren diğer kişi ve organizasyonlar önce neden yaptıklarını, sonra nasıl yaptıklarını ve en sonunda ne yaptıklarını önce kendileri anlarlar ve sonra da çevrelerine anlatırlar.
Start with why -- how great leaders inspire action | Simon Sinek Start with why -- how great leaders inspire action | Simon Sinek
İnsanlar, üzerinde çalıştığınız fikri, ürünü, servisi değil, onu ortaya çıkarırken neyi düşündüğünüzle, hangi değere sahip olduğunuzla, “neden” yaptığınızla gerçekten ilgilenirler.
Kulağa çok kolay gibi geliyor, değil mi?
Değil.
Etrafımızda gördüğümüz şirketlerin çok büyük çoğunluğu daha fazla para kazanmayı ve pazar hakimiyetlerini artırmayı ana hedefi olarak belirliyor.
Etrafımızdaki insanların birçoğu da daha başarılı olmayı, daha fazla para kazanmayı ya da daha meşhur olmayı önceliği olarak belirlemiş durumda.
Bu yanlış bir yöntem demiyorum. Bu bir yöntem. İşe de yarayabilen bir yöntem. Ama bu yöntem, başarıyı kalıcı kılan ya da insanlara ilham veren ya da dünyayı -küçük ya da büyük ölçekte- değiştiren yöntem değil.
Çünkü para, başarı, ün, saygı ve benzerleri… Bunlar amaç olamaz, bunlar sonuçtur.
Şimdi kendinize dair düşünmenizi istiyorum. Neyi amaçlıyorsunuz, neyi hedefliyorsunuz, neden varsınız?
Her sabah sizi yataktan kaldıran şey ne?
Henüz bilmiyor olabilirsiniz. Belki bunu düşünmeye hiç fırsat bulamadınız, belki gerek görmediniz.
Örneğin benim için “karşılık beklemeden vermek” son birkaç yılda hayatımın önceliklerinden biri haline geldi. Sonrasında daha çok kazanacağımı düşündüğüm için değil; beni mutlu ettiği ve aynı anda başkalarını da mutlu etme ihtimali olduğu için.
Örneğin ben hayatım boyunca startupların içinde, kıyısında, köşesinde yer almak istiyorum. Çünkü ufak girişimlerin büyük fikirleri ortaya çıkarabilme gücüne inanıyorum.
Örneğin ben ABD ile Türkiye arasında bir köprü kurmayı, insanlara elimden geldiğince ilham vermeyi, bildiklerimi göstermeyi, onların bildiklerini öğrenmeyi, bilgimi-tecrübemi-sermayemi ülkemdekilerin daha mutlu ve güçlü olmasına yardımcı olması için kullanmayı hedefliyorum.
Biliyorum ve inanıyorum ki insanlar bir araya gelerek, birbirlerini dinleyerek ve birbirlerine dokunarak yükselebilirler.
Tek başlarına değil. Birbirlerine rağmen değil.
“Birlikte”.
Benim hedeflerim, doğrularım, prensiplerim bunlar. Bazen hedefimden sapıyorum, bazen geri dönüyorum, bazen hayatın karmaşası beni içine çekiyor ve bana doğrularımı unutturuyor, bazen de o karmaşaya rağmen dik duruyorum.
Ve bunları sürecin bir parçası olarak görüyorum. Hedeflerimi unutmadan. Hedeflerimin beni ve yaptıklarımı şekillendirmesine izin vererek.
Şimdi sizin de kendinize dair düşünmenizi istiyorum.
Neyi amaçlıyorsunuz?
Neyi hedefliyorsunuz?
Neden varsınız?
Her sabah sizi yataktan kaldıran şey ne?
**
Bu emaili birlikte yükselmek istediğiniz, ortak hedeflere koşmak istediğiniz kişilere gönderin.
İyi haftalar,
B.
Did you enjoy this issue?
If you don't want these updates anymore, please unsubscribe here
If you were forwarded this newsletter and you like it, you can subscribe here
Powered by Revue