View profile

#14 Hedeflerimiz ve önceliklerimiz

Revue
 
Hayatımız boyunca aldığımız ve uyguladığımız her karar, aynı zamanda önceliklerimizi değiştirdiğimiz
 

Momentum

December 23 · Issue #14 · View online
Pazarlama, içerik, sosyal medya, girişimcilik, kişisel gelişim, üretkenlik ve verimlilik gibi konularda okuyorum, düşünüyorum, üretiyorum ve hayatımı kazanıyorum. Hayatımızın her anında bir momentum olduğuna ve o momentumun farkında olduğumuzda daha mutlu olduğumuza inanıyorum. Ve bu konularda her Pazar akşamı ilham aldığım içerikleri paylaşıyor, size ilham vereceğini düşündüğüm konularda fikir yürütüyorum. Paylaştığım diğer içerikleri takip etmek isterseniz: @batuhanapaydin

Hayatımız boyunca aldığımız ve uyguladığımız her karar, aynı zamanda önceliklerimizi değiştirdiğimiz zamanlara işaret eder.
Daha düzenli spor yapmaya karar verdiğimizde aynı zamanda sabahları daha erken kalkmaya karar verir, uykuyu öncelik sıralamamızda geriye iteriz.
Daha çok kitap okumaya karar verdiğimizde aynı zamanda daha az Netflix izlemeye karar verir, herkesin hakkında konuştuğu o meşhur yeni diziyi öncelik sıralamamızda geriye iteriz.
Daha fazla para biriktirmeye karar verdiğimizde aynı zamanda daha az şeyi satın almaya karar verir, materyalin hayatımızdaki önemini öncelik sıralamamızda geriye iteriz.
Hayatta başlanamayacak, denenemeyecek, başarılamayacak şeyler yoktur, önceliklerimiz vardır.
“Bir fikrim var ama…” diye başlayan ve başlanamayan projeleri işaret eden o cümlenin devamında gelenler, fikrinizin öncelik sıralamanızda henüz yukarılarda olmadığı anlamına gelir.
“Bir fikrim var ama şu sıralar ofis çok yoğun, başımı kaldıramıyorum”.
O zaman ofisiniz önceliğiniz demektir. Yargılamıyorum, faturalarını ödemek durumunda olan herkes için geçerlidir bu.
İş çıkışında arkadaşlarınızla ya da sevgilinizle vakit geçiriyorsanız, fikriniz değil, onlar önceliğinizdir. Hafta sonları “bütün hafta çalıştım, dinlenmem lazım” diyorsanız, dinlenmek, kafanızı boşaltmak önceliğinizdir. Ve bunların tümü normaldir.
Neyi istediğinizle, ne düşündüğünüzle, nasıl hissettiğinizle ilgili kimse sizi yargılayamaz ama bu özgürlük aynı zamanda yapamadığınız şeylerin -büyük çoğunluğunun- sorumlusunun siz olduğu gerçeğini de beraberinde getirir.
Ve bir şeyi “gerçekten” istediğinizde, o şey öncelik sıralamanızda yukarı çıkar, o şeyi gerçekleştirmek için yaratıcı çözümler bulur, öncelik sıralamanızda yukarıda olan bazı şeyleri o şeyi yukarı çekebilmek için aşağılara itersiniz.
2018'in bu son günlerinde benim size son bir tavsiyem olacak.
Belki farkında olmadan önceliklerinizi güncelleyeceğiniz bir tavsiye vermek istiyorum.
2019'da ilgilendiğiniz, bildiğiniz, keyif aldığınız, uzmanı olduğunuz bir konuda düzenli içerik üretmeye başlayın.
E-bülten, podcast, blog, Instagram hesabı… Siz seçin.
Eğer siz o konuyla ilgileniyorsanız, emin olun, sizin gibi başkaları da var ve o başkaları, ilgilendikleri konularda sizin gibi kişilerin ürettiği içerikleri tüketiyor, ilgilendikleri konularda düzenli içerik üretenleri uzman olarak görüyor, onların dediklerini dinliyor, onları takip ediyor.
Dans ediyorsanız dans teknikleri ile ilgili, spor yapıyorsanız kas geliştirmeyle ilgili, TV izlemeyi seviyorsanız dizilerle ilgili, mutfakta vakit geçirmeyi seviyorsanız yemek tarifleri ile ilgili…
Size söz veriyorum, eğer belirli bir konuda düzenli içerik üretir ve insanlara fayda sağlarsanız 6 ay içinde şunları yaşayacaksınız:

  • İlgilendiğiniz konuda daha iyi içerik üretmek için daha fazla araştırma yapacak, daha fazla bilgiye sahip olacak, daha uzman olacaksınız.
  • İlgilendiğiniz konuda sizin gibi ilgili olan, tutkulu insanlara ulaşacak, bu insanlarla ilişkiler kuracak, yeni kontaklar edineceksiniz.
  • İlgilendiğiniz konuda bu tanıştığınız insanlar sizden daha fazlasını isteyecek, eğer bu hobiyi bir işe dönüştürmek isterseniz şartlar oluşmaya başlayacak.
  • İlgilendiğiniz konuyu bir işe dönüştürmek istiyorsanız bu girişim fikriniz için ilk geri dönüşleri alacağınız, ne istediklerini birebir sorarak daha iyi anlayacağınız hedef kitleniz hazır olacak.
  • İlgilendiğiniz konuyu bir işe dönüştürdüğünüzde birlikte çalışmak isteyeceğiniz insanlar yine bu sayede tanıştığınız kişilerden çıkacak, yeni ortaklıklar-işbirlikleri geliştireceksiniz.

Çünkü ancak bildiklerinizi etrafınızla paylaşır, bildiğinizi gösterir ve kendinizi görünür kılarsanız fırsatlar da kendini görünür kılar.
Ve gerçekten ilgilendiğiniz, sevdiğiniz, bildiğiniz konuya emek harcarken yorulmaz, keyif alır, daha fazlasını yapmak istersiniz. Gerçekten ilgilendiğiniz, sevdiğiniz, bildiğiniz konuya emek harcarken önceliklerinizi kolayca değiştirebilir, diğer önceliklerinizin asıl istediklerinizin önüne geçmesine engel olursunuz.
Eğer aklınızın bir kısmı sürekli bahane üretiyor ve bu bahaneler asıl istediğinizin önüne geçiyorsa kendinize “neden” sorusunu sorun.
Eğer cesaretinizi toplayamıyorsanız küçük başlamanın önemini hatırlayın.
Eğer girişimciliği bir şirket kurmak, sermaye bulmak, her şeye sıfırdan başlamak olarak görüyorsanız bakış açınızı değiştirin.
Eğer kendinize ve yapabileceklerinize güvenmiyorsanız, özgüveninizi nasıl artırabileceğinizi planlayın.
Eğer günlük hayatın koşturması içinde kendinize gereken özeni gösteremiyorsanız hayal kurmanın önemini hatırlayın.
Eğer giriştiğiniz konuda etrafınızdan hemen pozitif geri dönüş alamıyorsanız ve hevesiniz kırılıyorsa bu işin istikrarlı olmayı gerektirdiğini hatırlayın.
2019 yılı, ilgilendiğiniz konularda daha fazla ses çıkardığınız ve içerik ürettiğiniz, bu sayede daha fazla öğrendiğiniz ve araştırdığınız, bu sayede daha fazla insanla tanıştığınız ve arkadaşlıklar kurduğunuz, bu sayede daha fazla hayal kurduğunuz ve hayallerinizin peşinden koştuğunuz, bu sayede sevdiğiniz şeylere daha fazla vakit ayırdığınız…
Ve 2018'e göre daha mutlu olduğunuz bir yıl olsun.
2019 yılı, sizin yılınız olsun.

Success is not final; failure is not fatal: It is the courage to continue that counts. - Winston S. Churchill
tr. Başarı, azminizi hiç kaybetmeden başarısızlıktan başarısızlığa koşmaktır.

Neden podcast?
Bültenin bu sayısında paylaşacağım içerikler, yukarıda yazdıklarımı okuduktan sonra heyecanlanan ve ne yapabileceği ile ilgili hemen şimdi araştırmaya başlayanlar için.
Son zamanlarda podcastlerle ilgili çok yazdım ve 2019 yılının trendleri arasında gösterdim. Açıkçası aynı şeyleri yazarak kendimi tekrara da düşmek istemiyorum.
Belki bir de düzenli podcast yayını yapan birinin gözlemleri, sizi 2019'da ilk podcastinizi kaydetmeye motive eder.
Why You Absolutely Must Do A Podcast – Medium Why You Absolutely Must Do A Podcast – Medium
Podcast değilse e-bülten?
Podcast daha maliyetli, daha fazla zaman ve emek istiyor, kabul.
Eğer bildiklerinizi paylaşmak için daha kolay bir yöntem arıyorsanız şu anda benim de kullandığım Revue'nun hazırladığı e-bülten oluşturma rehberine mutlaka göz atın.
Aklınızdaki ne olursa olsun, unutmayın: Kitlenizi şimdiden oluşturmayı ve anlatacaklarınızı dinleyecek insanları bir araya getirmeyi hedefleyin.
The definitive guide to personal newsletters – Revue – Medium The definitive guide to personal newsletters – Revue – Medium
1 haftada 1 milyon takipçiye gelemedik, o zaman bırakalım biz bu işi?
Hedeflenen zamanda arzu edilen takipçi sayısına gelememek, bir fikri ya da projeyi öldüren ilk hadiselerden.
Öte yandan kendisine “önce ilk 100 kişiye, sonra 250 kişiye, sonra 500 kişiye, sonra da 1000 kişiye ulaşacağım” hedefi koyanlar ise her minik başarıda fikrine daha da inanıyor ve bu sırada fikrini geliştiriyor, güncelliyor, iyileştiriyor.
Rakamları değil, hitap ettiğiniz kitleyi mutlu etmeyi dert edinin.
The Technium: 1,000 True Fans The Technium: 1,000 True Fans
MVA = Minimum Viable Audience
MVP yani minimum viable product terimini bilenlerin yüzünde MVA'yı görünce ufak bir tebessüm oluştuğuna eminim.
Bu yazıda önce fikrini dinleyecekleri bir araya getirip kitlesini oluşturan, sonra fikrini işe dönüştürenlerin hikayelerini dinleyelim. Kendisini ve anlatacaklarını dinleyecek 1 milyon değil, birkaç bin kişiyi hedefleyenleri.
Basecamp'in, ProductHunt'ın, MOZ'un kurucuları da ilk önce içerik üreterek, kitlelerini oluşturarak işe başladı.
The “Minimum Viable Audience” Approach To Start Companies Without Investors And Money The “Minimum Viable Audience” Approach To Start Companies Without Investors And Money
İçerik de içerik, neymiş bu içerik?
2019 yılı için içerik ve pazarlamaya dair nelerin konuşulacağını IoX Digital'in bloguna anlattım.
Belki burada anlattıklarım sizin içeriğe olan bakış açınızı değiştirir.
“İçerik pazarlaması” teriminin 2010'ların ilk yarısında gösterdiği yükselişin, 2010'ların ikinci yarısının sonuna doğru -en azından algıda- düşüşe geçiyor gibi görünmesini, pazarlama dünyasının son dönemdeki en büyük yanılgılarından biri olarak görüyorum. İçerik pazarlaması hiç bu kadar sıcak olmamıştı ve bundan sonra da önemi katlanarak devam edecek.
Nedeni basit.
İçerik pazarlaması yükselişte çünkü internette ürettiğimiz ve tükettiğimiz her şey içerik: Blog, tweet, fotoğraf, video, story, podcast, email, gif, liste… 
IoX Digital'in derlediği diğer 2019 trendlerine de göz atmayı unutmayın.
İçerik Pazarlama Trendleri | IoX Digital
***
14. sayının sonu, benim de önceliklerimi yeniden değerlendirdiğim yeni döneme denk geliyor.
Yeni yılla birlikte odaklanmam gereken farklı sorumluluklarım olacak ve bu yüzden de bu e-bültene üzülerek bir süreliğine ara vermek durumundayım.
İlk sayıdan itibaren karşılık beklemeden sizinle her hafta aklımdakileri ve okuduklarımı paylaştım. Umarım fayda sağlamış, ilham verebilmişimdir. Bir kişinin bile harekete geçmesine önayak olduysam benden mutlusu yok.
Önceliklerimin bana bu e-bültene tekrar dönmeme fırsat tanıyacağı zamana kadar…
Kendinize çok iyi bakın ve önceliğiniz her zaman okumak, öğrenmek ve üretmek olsun.
Sevgiler, iyi haftalar,
B.
Did you enjoy this issue?
If you don't want these updates anymore, please unsubscribe here
If you were forwarded this newsletter and you like it, you can subscribe here
Powered by Revue