Profile bak

Haftalık Muhabbetler - Yeni "Ben"ler, Uyku Düşmanları ve Kalbi Güzel Bir Aşçı

Revue
 
Herkese merhaba, Umarız tüm okuyucularımızın ve sevdiklerinin sağlığı yerindedir. 🙏 Bu hafta, Korona
 

3 Kadın 1 Dünya

5 Nisan · Konu #25 · Tarayıcıda görüntüle
Biz, lise yıllarından 3 arkadaş, Ece, Nazlı ve Zeynep, merak ettiklerimizi, bize ilham verenleri, farkındalık yaratmak istediğimiz konuları ve ruh doyuran önerilerimizi her Pazar dünyanın 3 köşesinden paylaşıyoruz. 📍İstanbul, Londra, Paris. www.3kadin1dunya.com

Herkese merhaba,
Umarız tüm okuyucularımızın ve sevdiklerinin sağlığı yerindedir. 🙏
Bu hafta, Korona sonrasında nasıl bir “ben"e dönüşeceğimizi düşünürken, bugünlerde oldukça çok kullandığımız Netflix'in şirket politikalarını inceledik. Podcast'imizin bu haftaki bölümü de bu şirket politikalarından yola çıkan eğlenceli bir sohbet oldu: S2 B3: Netflix mi Uyku mu?
Bültenimizde ayrıca milyonları doyuran bir şeften ilham alırken, eğlenceli Instagram hesaplarıyla yüzünüzde ufak tebessümler bırakmayı hedefledik. Umarız keyifle okursunuz. 😃

Kafamda Deli Sorular
Psikolog İpek Gökozan
Psikolog İpek Gökozan
Her Şey Bittiğinde Yeni Bir Ben
Önce Psikolog İpek Gökozan’ın Instagram’ında bu paylaşımı gördüm ve ne kadar doğru bir yere parmak bastığını düşündüm: “Her şey bittiğinde nasıl birine dönüşeceğimi merak ediyorum.” Sonra etrafımdaki insanlar bir bir derin sorgulamalar ve başkalaşımlar içinde olduklarının sinyallerini vermeye başladı:
İspanya’da bir apartmana taşınmayı düşünüyorduk ama Korona sonrası bahçeli ev isteyeceğimiz kesin.” “Özellikle şu dönemde mesleğimin hangi somut değere hizmet ettiğini bulamıyorum. Üstelik işimi de çok severek yapıyordum ama galiba meslek değiştireceğim.” “Ailemle aramda bir okyanus olsun istemiyorum. Özellikle böyle zamanlarda uzak olmak çok zormuş.”
Siz de şu aralar hayattan beklediklerinizi sorguladığınızı hissediyor musunuz? Sanki hepimizin zihninde “Korona öncesi” ve “Korona sonrası” diye iki zaman oluştu ve merakla bekliyoruz “Korona sonrası” nasıl bir ben’e dönüşeceğimizi. Ve daha henüz beklerken bile, var olduğundan haberdar olmadığımız yeni ben’ler keşfediyoruz.
Benim son haftalarda tanıştığım ben’lerden en sevdiğim ikisi şöyle: Evde oturmayı çok seven ben ve her gün spor yapıp bedeninde güçlü hisseden ben. Kullandığım spor uygulamasını (Nike Training Club) açıp da son 3 haftadır düzenli spor yaptığımı gördüğümdeki tuhaf hissi size anlatamam. Sanki sporu ben değil de başkası yapmış gibi. 🙈 
İnsan potansiyeli böyle stresli dönemlerde kendini daha başka bir şekilde gösteriyor. Sizin de şu zor günlerde tanışıp sevdiğiniz ben’leriniz bol olsun. 😊 ~z
Netflix Mi Uyku Mu?
“Bir bölüm daha…” diye diye Netflix karşısında uykuyu kaçırdığımız gecelerde meğerse büyük bir planın parçası oluyormuşuz. Habere göre Netflix CEO’su ve ortak kurucusu Reed Hastings en büyük rakiplerinin HBO veya Amazon Prime gibi diğer ücretli yayın servisleri olmadığını, mevcut durumda Netflix’in bir numaralı rakibinin “uyku” olduğunu söylemiş. Kısacası daha fazla Netflix izlemek için uykudan kıstığımız her gece Netflix’in hanesine kazanç olarak yazılıyormuş.
Buna ek olarak artık “binge-watching” (durmaksızın izlemek) tüketim davranışının ötesinde “binge-racing” (yeni yüklenen sezonları ilk izleyip bitiren kişi olmak için insanların birbiriyle yarışması) davranışını pekiştirmek şirketin odak noktalarından biri haline gelmiş. Hatta yayınladıkları bir basın bülteninde bu rekabetçi izleme davranışını bir nevi spor olarak lanse etmişler.
Açıkçası her ne kadar bir Netflix hayranı olsam da, bu açıklamaların distopik çağrışımları biraz gözümü korkuttu. Üstelik Hindistan’da 26 yaşında bir gencin “Netflix bağımlılığı” teşhisi konularak kliniğe yatırılması haberi de bu korkuyu doğrular nitelikte. Bu çağın da bağımlılığı bu herhalde… ~n
Bu konudaki sohbetimizi dinlemeye ne dersiniz? S2 B3: Netflix mi Uyku mu?
İlham Veren Profiller
Elinin Lezzeti Kalbine Yansımış Bir Şef: José Andrés
Birçoğumuzun kendi evinin aşçısı olduğu bu Korona günlerinde, karşıma bambaşka bir şef çıkıverdi: José Andrés. O, Amerika’da 941 bin kişinin şef ya da baş aşçı olarak görev yaptığı yemek sektöründe aldığı onlarca “yılın şefi” ödülünün yanı sıra, 2012 ve 2018 yıllarında da Time 100 listesine giren, ve 2019’da da Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen bir şef.
Aslen İspanyol. 20’li yaşlarında, cebinde 50 dolar gibi bir parayla Amerika’ya gelmiş. (İçinizde “tipik bir Amerikan rüyası örneği” diyenler olabilir.) Önceleri çeşitli restoranlarda çalışmış. Sonraları açtığı İspanyol restoranları ile Amerika’nın İspanyol tipi “tapas” örneklerinin daha da benimsemesine ön ayak olurken, bir bağlamda da kendi öz mutfağı için paha biçilemez bir emek sarf etmiş.
2010 yılında ise World Central Kitchen isimli bir sivil toplum kuruluşu kurarak, özellikle afet yaşayan insanların karınlarını doyurmak gibi ulvi bir hayali hayata geçirmiş. WCK, bu zamana kadar Haiti, Dominik Cumhuriyeti, Peru, Küba, Uganda gibi 13 tane ülkede, 45 bin gönüllü çalışanıyla 15 milyon tabak yemeği ihtiyaç sahipleriyle buluşturmuş. Andrés bugünlerde, Trump’ın sırt çevirdiği, karantinaya alınan Grand Princess cruise gemisindekilere yardımıyla anılıyor ve yine Time’a kapak olmuş durumda.
Yetenek sahibi olmak çok güzel bir şey. Hele ki insancıl ve empati sahibi bir bireyseniz; bir de bu erdemlerinizi yeteneğinizle harmanlayabiliyorsanız ortaya inanılmaz sonuçlar çıkabiliyor. Ona “ikon” yakıştırması yapanlara verdiği mütevazı “Aslında herkes kendi hayatının ikonu.” cevabı ise hepimizi düşündürür nitelikte. ~e
José Andrés'i hem kendisinden, hem de çevresindekilerden dinlemek için
Ruh Doyuranlar
Bu neşeli Instagram hesapları hep var mıydı yoksa bu salgın yaratıcılığı mı arttırdı emin değiliz. Ama son günlerde baktığımızda bizi gülümseten (ya da kahkaha attıran) birkaç hesap şöyle:  

  1. Evden çalışmanın binbir halinin en doğru yansıtılmış hali: Dogs Working From Home
  2. Deyimleriyle zengin Türkçe’miz amele usülü İngilizce’ye çevrilse ne olurdunun cevabı: Turkish Dictionary
  3. Sıradan eşyalardan his yaratan yetenek: Hisli Şeyler
  4. Keşke böyle giyinsem dedirten köpekcik: Boobie
Bu haftalık bizden bu kadar.
Siz kendinizde nasıl yenilikler fark ediyorsunuz? Netflix yüzünden “uykusuz her gece” şarkısını mırıldanıyor musunuz? José Andrés'i duymuş muydunuz, siz de etkilendiniz mi? Sizin bizlerle paylaşacağınız başka komik Instagram hesapları var mı?
Lütfen yorumlarınızı, eleştirilerinizi ve önerilerinizi bizlerle paylaşmayı ihmal etmeyin. ❤️
Bültene ya da podcastlerimize konuk olmak isterseniz, kapımızın açık olduğunu hatırlatırız!
Çok sevgiler, sağlıklı ve mutlu pazarlar,
Ece, Nazlı, Zeynep

🔎Bir önceki bültenimiz: Alaska Frigo ve Karantinada Ne İzlesek
Podcast: 3kadin1dunya
Instagram: 3kadin1dunya
Twitter: 3kadin1dunya

Bu konuyu sevdin mi?
Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi