Profile bak

Haftalık muhabbetler - Sayı #14

Revue
 
Avustralya yanıyor... İklim değişikliği konusunda üzüntü, kızgınlık, isyan, çaresizlik, stres, kafa k
 

3 Kadın 1 Dünya

12 Ocak · Konu #14 · Tarayıcıda görüntüle
Biz, taa lise yıllarından 3 arkadaş, Ece, Nazlı ve Zeynep, merak ettiklerimizi, bize ilham verenleri, farkındalık ve değişim yaratmak istediğimiz konuları ve tabii bir de ruhumuzu doyuran kültür, sanat ve edebiyat önerilerimizi her hafta Pazar öğleden sonra sizinle paylaşıyoruz. Televizyon şovlarından bilimsel araştırmalara, ağlatan hikayelerden toplumsal kritiklere, ilham veren figürlerden öz keşiflere, hayatın her köşesi, dünyanın ise 3 köşesinden. 📍İstanbul, Londra, Paris.

Avustralya yanıyor… İklim değişikliği konusunda üzüntü, kızgınlık, isyan, çaresizlik, stres, kafa karışıklığı gibi baş etmesi zor birçok duyguya kapılabiliyoruz. Hem bu duygularla başa çıkma yollarını hem de iklim değişikliğini durdurmak için bireysel bazda alabileceğimiz kolay aksiyonları konuştuğumuz yeni podcast bölümümüzü buradan dinleyebilirsiniz. 😊

Daha İyi Bir Dünya İçin
Bir kıta yandı, peki şimdi ne olacak?
Yine bir doğa faciası, yine sosyal medyada paylaşılan milyonlarca fotoğraf, haber ve yine “bir şeyler yapmamız lazım” diye panikleyen insanlar.
Peki ya sonra? 
Sonra her zaman olduğu gibi yine gündem değişecek, paylaşılacak başka konular çıkacak ve geleceğe dair kaygıların yerini günlük telaşlar ve “dünyayı ben mi kurtaracağım” düşüncesi alacak… Ta ki bir sonraki doğa faciasına kadar! 
Bu filmi aslında çok gördük ama bir şey olmaz sandık. Ama artık bilimsel veriler açık ve net: şu anda +1°C olan küresel ısınma maksimum 1.5°C’de sınırlı tutulmazsa dünyayı gelecekte çok daha fazla kuraklık, açlık, sel, yangın ve fırtına gibi felaketler bekliyor.
Artık “benim bir hareketimle bir şey değişmez ki” düşüncesini bir kenara bırakalım ve hayatımızda yapabileceğimiz küçük ve sürekli değişimlere odaklanalım. 
A) Enerji tüketimi: Sera gazı emisyonlarının %72’sinin kaynağı enerji sektörü. Peki bu konuda bireysel olarak ne yapabiliriz? 
  1. Boşa enerji tüketmemek: Bunun için çamaşır/bulaşık makinesini tam dolu çalıştırabilir, çamaşırları makinede kurutmak yerine eski yöntem çamaşır teline asarak kurutabiliriz. (Kurutucu makineler, çamaşır makinesine göre 5 kat daha fazla enerji tüketiyormuş!) Açık lambaları söndürmek, kullanmadığınız elektronik cihazları fişten çekmek, bir kat için asansör yerine merdivenleri kullanmak (hem biraz hareket olur) yapabileceğimiz kolay değişiklikler arasında.
  2. Olabildiğince az araba kullanmak: Toplu taşımayı tercih edebiliriz. Yeni araç almayı düşünüyorsanız da hibrit araçları tercih edebilirsiniz. 
B) Gıda tüketimi: Sera gazı emisyonlarının ikinci en büyük kaynağı gıda sektörü, özellikle de et ve süt ürünleri üretimi. Bu konuda da bireysel olarak yapabileceğiniz en önemli şey:
  1. Her türlü hayvansal gıda tüketiminizi minimuma indirmek. Tamamen vegan veya vejeteryan bir diyet bazı insanlar için fazla kısıtlayıcı ya da ürkütücü olabilir. Et tüketimini önemli ölçüde azaltıp, daha çok sebze ağırlıklı beslenmeye çalışan insanlar kendilerini “Flexitarian” olarak tanımlıyor. “Ya hep ya hiç” yerine “hayvansal gıda tüketimimi ne kadar azaltsam kardır” ilkesini benimseyebilir ve daha çok sebze ağırlıklı beslenebilirsiniz.
C) Genel tüketim: 
  1. Daha az alışveriş yapmak: Bir yıl içinde aldığınız ürün sayısını (giyecek, aksesuar, ev eşyası) olabildiğince azaltmak. Bir daha kendinizi bir mağazanın içinde elinizde ürünlerle kasaya doğru ilerlerken bulduğunuzda kendinize şunu sorun: Buna ihtiyacım var mı? Bunu bugün almazsam, yarın eksikliğini hisseder miyim? Bunun yerine kullanabileceğim hali hazırda sahip olduğum bir ürün var mı? 
  2. Tek kullanımlık ürünleri olabildiğince kullanmamak: Bazı yerlerde kola, soda veya ayran istediğinizde otomatik olarak verdikleri pipetleri hemen iade edin! Veya kahve aldığınızda eğer kahvenizi oturarak içmeyi planlıyorsanız karton bardak yerine kupada tercih edin; sadece karton bardakta veriyorlarsa plastik kapağını almayın. “Bunları ben zaten yapıyorum, başka ne yapmalıyım” diyorsanız da yanınızda kahve/çay için küçük bir termos taşımayı deneyebilir, kahvenizi kendi termosunuza hazırlamalarını rica edebilirsiniz.
  3. Eskiye dönüş: Plastik şişe içinde gelen sıvı sabunlar yerine ambalajsız veya kağıt ambalajlı kalıp sabunları tercih edin. Kalan yemekleri saklamak için plastik buzdolabı poşetleri veya streç film yerine olabildiğince saklama kabı, kavanoz veya derin bir çanağın üzerine tabak kapatmayı tercih edin.
  4. Var olanı tamir etmek, yenilemek, ve yeniden kullanmak: Arada dolabınızın arkalarında kalmış olan şeyleri çıkartıp bakın. Sahip olduğunuz fakat uzun süredir kullanmadığınız bir eşyanız tekrardan hoşunuza gidebilir veya ona yeni bir kullanım alanı bulabilirsiniz. Belki de modası tekrar gelmiştir.😊
  5. Yeni bir şey almanız gerekiyorsa da yerel üretilen ürünleri tercih etmek: Almayı düşündüğünüz bir ürünün etiketini kontrol edin. Çin’de veya Pakistan’da üretilmişse onu bırakın ve mümkünse yerel üretilmiş bir ürünü tercih edin. “Zaten üretilen üretilmiş, benim alıp almamam neyi değiştirecek” demeyin, üreticilere yön veren tüketicilerin istekleri. Eğer bir marka tüketicilerinin sadece yerel üretilen ürünleri tercih ettiğini fark ederse, üretimini bu şekilde değiştirmeye teşvik olur.
Önemli olan her şeyi her an kusursuz bir şekilde yapmak değil, bir yerden başlamak ve devam ettirmek. 2000’lere ve 2010’lara tüketim çılgınlığı damgasını vurdu, 2020’lere ise umarım minimum tüketim damgasını vurur. ~n 
Kafamda Deli Sorular
Öz Değerlerinizden Hangi Koşullarda Vazgeçerdiniz?
Cesaret, yürekli olmakla oldukça yakından ilişkili bir kavram. Yürekliliğin yanı sıra, risk, başkaldırı, hayli ileri seviyede farkındalık, rahatsızlık ve mevcut duruma tahammülsüzlüğü de içinde barındırıyor. Gündeme bomba gibi düşen ve bir anda haftanın en çok okunan haberi olan reddi kraliyet (bu tabiri ben yarattım, İngilizler de sağolsunlar Brexit’le yetinmeyip hemen Megxit tabirini türetmişler😊) konusu tam da bu cüret kavramını tetikledi bende.
Düşünsenize, her şey güllük gülistanlık olsa, kim kraliyet ailesinden çekilmeyi aklına getirir ki? Belki milyonlarca kız, Meghan’ın düğün törenini izleyip “prensesler gibi” hayal kurarken, Meghan aile arasında bir nikahı tercih ediyordu; ya da gerçek bir sarayda yaşamak yerine çocuğuna kendi mütevazı evinde bakmak istiyordu. “Bir şeye dayanmak yetmiyor, yaşamak bu değil” noktasına gelmiş en sonunda kadın. Tam bir “dışı seni, içi beni yakar” durumu anlayacağımız üzere.
İngiliz basınında, Meghan’ı “ünlü olmaya çalışmakla” suçlayanlar var; bence o, tahammül sınırını çoktan aşmış bir kadın sadece. Öte yandan, Prens Harry’de de çocukluktan kalan yaraların birikimi söz konusu. Annesinin açgözlü paparazzilere kurban oluşuna 13 yaşındayken tanıklık eden bir insanın, sevdiği kadının da aynı şekilde magazin dünyasının metası haline gelmesine göz yumması kolay değil. Kim bilir belki de, çocuklarının kendisiyle aynı kaderi paylaşmasından bile korkuyor olabilir. Evet, babaannesi II. Elizabeth, neredeyse babasını bile gömecek durumda olduğundan, kendisinin kral olma şansı oldukça düşük; ama yine de ortada takdire şayan bir cüret var.
Hepimiz kendi hayatlarımızın değerli prens ve prensesleriyiz, o nedenle bir düşünün: Sizin vazgeçemeyeceğiniz öz değerleriniz neler, hangi korkularınız için ailenize ya da yakın çevrenize sırtınızı dönecek cesareti gösterirdiniz? Bu noktada, ihtiyacı olan herkese cesaret dilerken, sizleri “Ne bir kürk ister bu şen gönlüm, ne bir han ne de saray lara lay la lalalay” dizeleriyle uğurluyorum.😊 ~e 
İklim değişikliği konusunda nasıl hissediyorsunuz? Hangi duygular sizi en çok zorluyor? Hangi aksiyonları aldınız ve alınmasını tavsiye edersiniz?
Meghan Markle'ın duruşu size neler hissettirdi?
Umarız düşüncelerinizi bize iletir, bu bülteni ve podcast'imizi sevdiklerinizle paylaşırsınız.🤗
Çok sevgiler,
Ece, Nazlı, Zeynep

Podcast: 3kadin1dunya
Instagram: 3kadin1dunya
Twitter: 3kadin1dunya
Bu konuyu sevdin mi?
Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi