Profile bak

Haftalık Muhabbetler - Monopoly, 2020 Mezunları ve Kalifat

Revue
 
Herkese merhaba, Bu haftaki bültenimizde, Amerika'daki ekonomik eşitsizlikler, 2020 mezunları üzerind
 

3 Kadın 1 Dünya

14 Haziran · Konu #35 · Tarayıcıda görüntüle
Biz, lise yıllarından 3 arkadaş, Ece, Nazlı ve Zeynep, merak ettiklerimizi, bize ilham verenleri, farkındalık yaratmak istediğimiz konuları ve ruh doyuran önerilerimizi her Pazar dünyanın 3 köşesinden paylaşıyoruz. 📍İstanbul, Londra, Paris. www.3kadin1dunya.com

Herkese merhaba,
Bu haftaki bültenimizde, Amerika'daki ekonomik eşitsizlikler, 2020 mezunları üzerinden geleceğe dair umutlar ve bir Netflix yapımı ile karşınızdayız.
Podcast özelinde ise, 10. bölümü tamamlayarak 2. sezonumuzun sonuna geldik. Kısa bir podcast molası vererek, kendimizi Eylül'e hazırlayacağız. Bu son bölümümüzde “3 Kadın 1 Dünya” yolculuğumuzu baz alarak, yaratıcı süreçleri ve süreçte yaşadıklarımızı konuştuk.
Yolculuğumuza dair daha fazla detay öğrenmek ya da Ece, Nazlı ve Zeynep kimdir diye merak ederseniz de, sizleri zevkle röportajımıza davet ederiz.
Bizi sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın!
İyi haftalar ❤️

Kafamda Deli Sorular
Monopoly Tahtasında Çarpık Kurallar
Bazen benzetmeler çok çarpıcı olabiliyor. Özellikle de anlaması güç, karmaşık olayları daha basit bir şekilde anlatmak için kullanılan benzetmeler. Geçtiğimiz haftalarda viral olan bir videoda bunun bir örneğini gördüm. Kimberly Jones son bir haftada 1 milyondan fazla izlenen videosunda Amerika'daki ayrımcılığı ve bundan doğan ekonomik eşitsizliği “Monopoly” oyununa benzeterek anlatıyor. Onun sözlerini kısaca şöyle özetleyebilirim (videonun tamamını izlemenizi de kesinlikle öneririm): Düşünün ki 400 tur boyunca beyaz ve siyah nüfus Monopoly oynuyor, ama kural olarak siyahların tahtanın üzerinde hiçbir yerin tapusuna sahip olma hakkı yok. Hatta oyunda kazandıkları paranın da tamamını beyazlara devretmeleri gerekiyor. Oyun 400 tur bu kurallarla oynanıyor ve her turun sonunda beyazlar biriktirdikleri bütün varlığı bir sonraki tur oyuncusuna (miras) bırakıyor. Siyahların ise bırakacak hiçbir şeyi olmuyor. Bugün bu kurallar düzeltilmiş olsa bile bu eşitliğin sağlandığı anlamına gelmiyor, çünkü ortada 400 yıl boyunca oluşmuş derin bir varlık uçurumu var.
Üstelik son birkaç aydır pandeminin yarattığı olumsuz gelişmeler de bu uçurumun kapanmasını geciktirmenin ötesinde uçurumu derinleştirmiş bile olabilir: İstatistiklere göre Haziran başı itibariyle toplam 42,6 milyon Amerikalı işsizlik ödeneği için başvuruda bulunurken, Amerika’nın milyarderlerinin varlıkları toplam 565 milyar dolar artmış (yani varlıkları ~%19 artmış).
Milyon, milyar, trilyon… anlaması zor rakamlar. Bu hafta gördüğüm başka bir video da garip ama oldukça çarpıcı bir yöntem kullanarak gelirler arasındaki uçurumu görselleştiriyor. Ne mi yapıyor? Farklı gelir miktarlarını pirinç taneleri ile gösteriyor. Bir pirinç tanesinin 100 bin dolara eşit olduğunu varsayalım. 1 milyon dolar tam 10 pirinç tanesi ediyor. Peki ya Amazon CEO’su Jeff Bezos’un net varlığı? Videonun sahibi üşenmeden 122 milyar doları pirinç taneleri cinsinden sayıyor. Ortaya çıkan tablo inanılmaz! ~n
Daha İyi Bir Dünya İçin
2020 Mezunları
Hepimiz garip dönemlerden geçerken, bu sene üniversiteden mezun olan kişiler için durum daha da karmaşık olabilir. Youtube’da 2020 mezunlarına ithafen hazırlanmış “Dear Class of 2020” sanal projesi ise süreci biraz yumuşatmaya çalışmış. Birçok ünlü sanatçının ve liderin yer aldığı seçkide, Barack Obama ve Michelle Obama’nın bu belirsizliğin ve ekonomik endişelerin ortasında cesaret ve değerlerden bahsettikleri konuşmaları herkes için ilham verici nitelikte. ~e 
Michelle Obama | Dear Class Of 2020
Ruh Doyuranlar
Yıkanan Beyinler ve Coğrafyalar
Bir konuyu ya da bir kişiyi tutkuyla sevmek her zaman çok saygı duyduğum ve imrendiğim bir durum olsa da, iş fanatizm boyutuna vardığında bende tehlike çanları devreye giriyor. Bir takıma, bir lidere veya bir fikre fanatik olan kişilerin kimi durumlarda kontrol dışına çıkabildiğini gördüğüm için, sanırım o ince ve tehlikeli fanatizm hattında yürümekten de yürüyenlerden de çekiniyorum. Geçtiğimiz günlerde Netflix’teki İsveç yapımı Kalifat dizisini de izleyince, yine IŞİD ve din kisvesi altında yapılan fanatik terör eylemleri bende 2 konuyu tetikledi.
Birincisi beyin yıkama konusu. Sistematik taktikler ve propaganda ile beyin yıkayanların alanına hiç girmiyorum. Ben daha çok beyni yıkanan kişileri düşünüyorum. Diziyi izlerken de, ailesiyle problemli, sevgi ya da bağlanma problemi yaşayan, aidiyet hissetmeyen kişilerin zihin kontrolüne daha meyilli olduğunu görebiliyorsunuz. Peki bahsettiğim psikolojik durumların ciddiyeti ne boyutta olmalı ki, birileri gelip sizin beyninizi yıkayabilsin? Eminim ki; yaş, eğitim, hayatta tutunacak bir dalın olması bu olasılığı düşürecektir ama ufacık bir boşluk ya da gaflet anı, bizi, hiç ummayacağımız bir şekilde sistematize bir algı operasyonunun kurbanı yapmaya yeter mi? Peki daha günlük hayata indirgersek, şu anda bile, belki risksiz gözüken irili ufaklı konularda beynimiz yıkanıyor mu? Geleneksel ya da sosyal medyanın mesajlarına tam olarak ne kadar korunaklıyız?
İkincisi ise, dizinin de bir bakıma yaptığı coğrafya ve kültür propagandasının bendeki etkileri. Ben, şahsen Doğu ve Batı’nın arasına sıkışmış bir ülkede yaşadığımı hissediyorum. Ağırlıklı olarak Müslüman bir toplum olduğumuz için de, “Batı” gözünden yapılmış çoğu yapımda, Türklerin de o “Şark” kesimine yakın konumlandırıldığını hissedersem, bir anda geriliyorum. Dizide benim hatırladığım kadarıyla, herhangi bir Türk aleyhtarı tutum yoktu, ama bir ara İstanbul’a uçakla inilmesi, Suriye’ye Türkiye’den geçiş yapılması vs aslında, bu sıcak gündeme ne kadar da yakın olduğumuzun bir göstergesiydi belki de… Böyle durumlarda, objektif bakmaya çalışsam da, sanırım ister istemez kendimizi savunma içgüdüsüne kapılıyorum.
Sözün özü, bence güzel yapım, hala izlemediyseniz listenize ekleyebilirsiniz. ~e
Kalifat, Türkçe ismiyle Hilafet
Kalifat, Türkçe ismiyle Hilafet
Bu haftalık bizden bu kadar.
Lütfen yorumlarınızı, eleştirilerinizi ve önerilerinizi bize yazın. Sizlerden gelenleri okumak bizi çok mutlu ediyor. ❤️
Sevgiler
Ece, Nazlı, Zeynep
🎤Bir önceki podcast bölümümüz: S2B9: Kriz Anlarında İyi Liderlik
Podcast: 3kadin1dunya
Instagram: 3kadin1dunya
Twitter: 3kadin1dunya

Bu konuyu sevdin mi?
Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi