Profile bak

Haftalık Muhabbetler - İnziva ve Mash Up

Revue
 
Herkese merhaba! İnziva da ne ki, inzivaya kim gitsin, sıkılmadın mı, yorulmadın mı vb. birçok soru ü
 

3 Kadın 1 Dünya

9 Şubat · Konu #18 · Tarayıcıda görüntüle
Biz, taa lise yıllarından 3 arkadaş, Ece, Nazlı ve Zeynep, merak ettiklerimizi, bize ilham verenleri, farkındalık ve değişim yaratmak istediğimiz konuları ve tabii bir de ruhumuzu doyuran kültür, sanat ve edebiyat önerilerimizi her hafta Pazar öğleden sonra sizinle paylaşıyoruz. Televizyon şovlarından bilimsel araştırmalara, ağlatan hikayelerden toplumsal kritiklere, ilham veren figürlerden öz keşiflere, hayatın her köşesi, dünyanın ise 3 köşesinden. 📍İstanbul, Londra, Paris.

Herkese merhaba!
İnziva da ne ki, inzivaya kim gitsin, sıkılmadın mı, yorulmadın mı vb. birçok soru üzerine sohbet ettiğimiz son podcast bölümümüzü burada bulabilirsiniz.
Podcast'imize veya bültenimize konuk olmak isterseniz bize yazın. 😊
Keyifli okumalar ve dinlemeler! 🙋

Daha İyi Bir Dünya İçin
İnziva da Ne Ki?
Bağ kurmak için konuşmak zorunda olduğumuza inanıyoruz. Bu gerçekten doğru mu?
Birkaç hafta önce San Francisco’da bir haftalık bir inzivadaydım. İnzivaya doğru giderken bir hafta boyunca konuşmamanın çok zor olacağını düşünüyordum. Hiç zor bulmadım, ama onun da ötesinde, konuşmadan var olmanın, konuşmadan bağ kurmanın büyük bir lüks olduğunu anladım. Ne kadar çok dert anlatmakla geçiyormuş günlerim! Hem kendime, hem başkalarına. 
60 kişilik bir grup, bütün hafta, hem hep beraber, hem de kendi başına, kendine dönük bir haldeydik. Sabah 6:15'ten akşam 9:30'a kadar meditasyon yaparak, her yemeği beraber yiyerek, birbirimiz için yemek yaparak, temizlik yaparak, ve tüm bunları sessizce yaparak vakit geçirdik. İnzivamızın teması nezaket, sevgi ve arkadaşlık idi. Bütün bir hafta bu tema üzerine çalışan bir grubun parçası olmak da müthiş bir histi. Dünyaya verilecek daha güzel bir hediye var mı bilmiyorum.  🤗
İnzivanın ne olduğu, inzivadan inzivaya değişiyor. Benim gittiğim yer köklü bir meditasyon merkeziydi. İnzivamızın amacı meditasyonu daha derinlemesine deneyimlemek, pratik etmek, öğrenmek, dış dünyaya biraz ara vermek, içsel bir yolculuğa çıkmak ve dinlenmekti. Telefonlarımızı, bilgisayarlarımızı kapatıp inziva yöneticilerine verdik ve bir hafta sonra geri aldık. Günlerimiz doğanın içinde, konuşmadan, yazı yazmadan, okumadan geçti. Yemek ve dinlenme molaları dışında, günde yaklaşık 10 saatlik bir süre boyunca ya meditasyon salonunda oturarak ya yürüyerek meditasyon yaptık, ya da öğretmenlerin eğitimlerini dinledik. Ben 10 senedir meditasyon yapıyor olduğum halde böyle yoğun bir deneyime daha önce hazır değildim. Benim için doğru zaman bu zamandı. Bundan sonra senede birkaç kere gitmek isterim.
İnzivaları merak edenleri, içlerindeki sesi, neden gitmek istediklerini dinlemeye davet edip, mümkünse daha kısa süreli (1-2 günlük) inzivalarla başlamalarını öneririm. :) ~z
İnzivaya gittiğim yer: Spirit Rock Meditation Center, San Francisco, ABD
İnzivaya gittiğim yer: Spirit Rock Meditation Center, San Francisco, ABD
Ruh Doyuranlar
Müziğin Karanlık Tarafı
Hiç bir müzik parçası dinlerken onu çok alakasız başka bir parçaya benzetip dakikalarca kitlendiğiniz oldu mu?
Yakın zamanda, çok alakasız bir anda, Romeo ve Juliet balesini izlerken başıma geldi bu olay. Hani hikayenin daha başlarında Capulet’lerin evinde verilen maskeli baloda Romeo ve Juliet ilk defa karşılaşır ya, işte orada soyluların dans etmeye başlamasıyla orkestra bir parça çalmaya başladı. Karanlık, ağır, acımasız bir müzik. Bir yerden tanıdık geliyor ama nereden? Müzik devam ettikçe yarattığı korku ve karanlık daha da yükseldi. Salonun içini tam bir karanlık güç kapladı. “Sahneye şu an Darth Vader çıksa şaşırmam!” dememle birlikte neye benzediğini bulmuş oldum: Star Wars’un filmlerinin “Imperial March” adlı parçası. Shazam sağolsun, balede çalan parçayı da hemen bulmuş oldum: Prokofiev’in “Dance of the Knights” adlı bestesi. Böyle alakasız iki şeyi birleştirmiş olmanın verdiği gazla eve döner dönmez internette aramaya başladım, acaba bu benzerliği başka insanlar da keşfetmiş mi diye… Ve tabii ki benim için yeni olan bu keşif internet dünyası için eski haber olmuş bile. :) Hatta bu iki parçanın mash up’ını yapan orkestralar bile var: mesela burada Prokofiev’in bestesiyle başlayıp 0:23’de Star Wars’un film müziğine geçiş yapıyorlar. 
Eğer Star Wars’ın Imperial March’ını dinlemekten garip bir haz duyuyorsanız, Prokofiev’in Dance of the Knights’ını mutlaka dinlemenizi öneririm!~n
Prokofiev - Dance of the Knights
“Ah bir hafta konuşmasam ne güzel olur” mu diyorsunuz? Yoksa “Birkaç saat bile konuşmadan duramam” mı?
Sevdiğiniz ve keşfetmiş olmaktan mutlu olduğunuz mash up'lar neler?
Bültenimize ya da podcast'imize konuk olmak ister misiniz?
Bize yazın. 🤗
Çok sevgiler, mutlu Pazarlar,
Ece, Nazlı, Zeynep

Podcast: 3kadin1dunya
Instagram: 3kadin1dunya
Twitter: 3kadin1dunya
Bu konuyu sevdin mi?
Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi