Profile bak

Haftalık Muhabbetler - Evden nasıl çalışılır, Antakya'da tarihin katmanları

Revue
 
Herkese merhaba, Her şeyin çok hızlı değiştiği bir haftayı geride bıraktık. Umarız Koronavirüs kaosu
 

3 Kadın 1 Dünya

15 Mart · Konu #22 · Tarayıcıda görüntüle
Biz, lise yıllarından 3 arkadaş, Ece, Nazlı ve Zeynep, merak ettiklerimizi, bize ilham verenleri, farkındalık yaratmak istediğimiz konuları ve ruh doyuran önerilerimizi her Pazar dünyanın 3 köşesinden paylaşıyoruz. 📍İstanbul, Londra, Paris. www.3kadin1dunya.com

Herkese merhaba,
Her şeyin çok hızlı değiştiği bir haftayı geride bıraktık. Umarız Koronavirüs kaosu karşısında moralleri yüksek tutarken tedbiri de elden bırakmıyoruzdur. Bu hafta evden çalışmanın püf noktalarını ve Antakya'da yeni açılan Müze Otel'i sizlerle paylaştık.
Umarız bültenimizi keyifle okuyup bizi sevdiklerinizle paylaşırsınız!
Biliyorsunuz Nisan ayında bomba gibi bölümlerden oluşan podcastlerimizle geri döneceğiz!💪 Dinlemediğiniz bölümlerimiz varsa, bu zamanı iyi değerlendirin🎧

Daha İyi Bir Dünya İçin
“Evden Çalışmak” Mı? Anlamadım?
Son 1,5 senedir 40 metrekarelik evimden çalışıyorum. Evden çalışmaya bayıldığım günler de oldu, kendimden geçerek bunaldığım günler de. Düşünüyorum - her gün ofise giderken de böyleydim. 😄 İnsan doğası - ne yoksa ona odaklanıyoruz, varolanın değerini bilmeyi unutuyoruz maalesef. Bu alışma sürecini nispeten atlatmış biri olarak, buyrun benden size bu işin birkaç püf noktası ve şükran duyabileceğimiz güzel yanları.
Evden çalışmanın püf noktaları:
  • Giydiğimiz giysiler bize belli bir his ve mod veriyor. O gün sizi kimse görmeyecekse bile, sabah uyanır uyanmaz kendinizi içinde güçlü, enerjik, uyanık hissettiğiniz giysiler giyin. Saçınızı, makyajınızı yapın, parfümünüzü sürün, takılarınızı takın. Başkası için değil, kendiniz için giyindiğinizi unutmayın! 👗
  • Hareket etmeyen kasların ağrımasını engellemek ve temiz hava aldığınızdan emin olmak için günde en az bir kere dışarı çıkıp yürümek şart! Önceden gitmeye üşendiğiniz market-bakkal artık sizin çalışma aranız. Toplantı aralarında kendinizi en yakın parka atıp yarım saat yürümeye bakın. 🌳
  • Bulaşık, çamaşır, temizlik gibi ev işlerini hafta sonundan yapıp aradan çıkarın. Hafta boyunca işlerinizi ertelemek için ev işine başlarsanız, bunu “iş arası” gibi kabul edip, bulaşık yıkamanın keyfine varıp, diğer işlerinize bir an önce geri dönün.  
  • Gün boyunca sevdiklerinizle ve iş arkadaşlarınızla bağlantıda kalın. Koronavirüs boyunca yüz yüze görüşmek mümkün olmayacak ama görüntülü telefonlar ve chat uygulamaları sizi sevdiklerinize yakın hissetirecektir. 💬
  • Kendinize keyifli bir çalışma alanı yaratın. Bedeninizi rahat ettirmek için varsa ergonomik bir sandalyede ve yüksek bir ekranda çalışın. Bu çalışma alanına oturduğunuzda çalışmaya hazır hissetmek için nelere ihtiyaç duyacağınızı düşünün.
  • Sıkıldığınız anlarda iyi bir espri anlayışına ihtiyacınız olacak. İçinde bulunduğunuz durumu çok ciddiye almamayı ve mümkünse dalga geçmeyi unutmayın! Evden çalışmak üzerine okuduğum en komik yazı buydu. Bulduğunuz komik şeyleri lütfen bizimle de paylaşın! 😊
Evden çalışırken şükran duyabileceğimiz şeyler:
  • Bazı günler rahatlığı ön plana koyup, tüm gün ev kıyafetleriyle oturabilmenin lüksü.
  • Bedenlerimizi sürekli evden ofise, ofisten eve, toplantı odasından toplantı odasına, sonra restorana, kafeye, sinemaya atarken ne kadar yorduğumuzun farkına varmak. Bir yere gitmek zorunda olmayan bedenimizi dinlendirmek.💆
  • Yoga with Adriene’in 20-30 dakikalık yoga videolarını veya pilates, HITT training vb. sevdiğiniz egzersizleri ne zaman isterseniz yapabilmek.
  • Metroda, serviste, arabada zaman kaybetmek yerine yavaş bir kahvaltı yapabilmek, sabah kahvenizle o güzel kitabınızdan 10 sayfa okuyabilmek, sevdiklerinizle (telefonda bile olsa) daha çok vakit geçirebilmek. 
  • Kendinizi fazlaca yorgun hissettiğiniz bir an 15 dakika kestirebilmek. 
  • Anlamsız toplantı sayısının hızlıca azalması! Sadece gerekli şeyleri konuşan bir organizasyon içinde çok verimli hissetmek. 
  • … ve daha nice şey! Nelerin keyfine vardığınızı da bizimle paylaşmayı unutmayın! 🙋 ~z
Ruh Doyuranlar
Tarihin Katmanları
Bir iş adamısınız ve karlı bir yatırım olacağını düşünerek bölgede büyük beş yıldızlı bir otel inşa etmeye karar veriyorsunuz. Planlar yapılıyor, proje çiziliyor, ve otelin inşaatı için kazılar başlıyor, ancak hiç tahmin etmediğiniz bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Bütün planların değişmesi gerektiği anlaşılıyor ve 30 milyon dolara mal olacağını düşündüğünüz 400 odalı lüks otel sonuçta 120 milyon dolara mal oluyor, hem de oda sayısını yarıya indirmek zorunda kalıyorsunuz.
Bu durumda siz olsanız bu yatırıma devam eder miydiniz?
Asfuroğlu ailesi projeye devam etme kararı ile tam 10 yıl süren, 1930 lardan beri Türkiye’de yapılmış ilk sistematik arkeolojik kazı projesinin altına imza atmışlar ve böylece Antakya Müze Otel doğmuş. Yaklaşık 17 bin metrekarelik bir alanda yapılan bu kazı sırasında Roma dönemine ait binlerce tarihi eserin yanısıra dünyanın en büyük tek parça mozaiği bulunmuş.😮 Yüzyıllar boyunca deprem, sel gibi felaketler nedeniyle yüzeyi adeta bir kumaş gibi dalgalanmış bu 4. yüzyıla ait bin metrekarelik mozaik Roma döneminden kalma bir meydan yerinin taban mozaiğiymiş. Hemen etrafında ise yine Roma dönemine ait hamam kalıntıları bulunmakta.
Bulunan tarihi eserler kadar otelin mimarisi de bir hayli etkileyici. Zira üzerinde bile yürüyemeyeceğiniz tarihi eserler ile kaplı bir zeminin üzerine ancak sıradışı yöntemler ile bir otel inşa edilebilirdi. Bugüne kadar birçok ödül almış olan Emre Arolat Mimarlık tarafından tasarlanan müze-otel binası çelik bir iskelet üzerinde havada asılı gibi duran kutu kutu odalardan oluşuyor. Odanızın konumuna göre ya camdan ya da odadan çıkar çıkmaz aşağı baktığınızda bütün tarihi eserleri görmeniz mümkün.
Peki bu proje yerli ve yabancı turist çeker mi? Açıkçası daha çok turist çekmesini gönülden çok isterim. Hatta bu nedenle Antakya Müze Otel’in haberini bundan birkaç ay önce The Economist’te gördüğümde çok sevinmiştim. Geçtiğimiz hafta da Financial Times’da çıktı, ancak bu seferkinin tonu biraz farklıydı. Otel ve müze hakkında çok güzel şeyler yazmalarına rağmen Antakya’nın savaş bölgesine olan yakınlığını ve bu nedenle İngiltere’nin zorunlu olmadıkça Hatay’a seyahat edilmemesini, Amerika’nın ise bu bölgeye seyahat etmeyi düşünen vatandaşlarına seyahatlerini tekrar gözden geçirmelerini tavsiye ettiği yazıyor. Maalesef bir de buna şimdi koronavirüs nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamaları eklendi. Umarım en yakın zamanda eşsiz bir tarihe sahip bu bölge hak ettiği ilgiye kavuşur.
Son olarak da şu anektodu paylaşayım. Otelin otopark alanında arkadaşlarımızı beklerken uzakta dağın tepesinde teleferik direklerine benzer direkler gördüm. Yanımızda duran güvenlik görevlisine “Dağa teleferik hattı mı yapılıyor?” diye sorduğumda cevabı şu oldu: “Evet, yapımına başlandı ama direkleri koydukları yerden de mozaik çıktığı için şimdilik durduruldu.” ~n
Financial Times'ın Facebook iletisi: "2020'nin en görkemli otel açılışı - ancak Idlib, Suriye'den sadece 33 mil uzaklıkta"
Financial Times'ın Facebook iletisi: "2020'nin en görkemli otel açılışı - ancak Idlib, Suriye'den sadece 33 mil uzaklıkta"
Bu haftalık bizden bu kadar.
Siz evden çalışmayı mı yoksa ofisten çalışmayı mı daha çok seviyorsunuz? Evden çalışırken daha verimli olmak için uyguladığınız yöntemler var mı? Antakya Müze Oteli'ni görmüş ya da duymuş muydunuz?
Bültene ya da Nisan ayında yeniden başlayacak olan podcastlerimize konuk olmak isterseniz, kapımızın açık olduğunu hatırlatırız!

Çok sevgiler, mutlu pazarlar,
Ece, Nazlı, Zeynep

Podcast: 3kadin1dunya
Instagram: 3kadin1dunya
Twitter: 3kadin1dunya
Bu konuyu sevdin mi?
Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi