Profile bak

Bir Satış Güncesi

3 Kadın 1 Dünya
3 Kadın 1 Dünya
Ruh Doyuranlar
Bir Satış Güncesi
Bu cumartesi hayatımda ilk kez kar amaçlı, küçük bir sıcak satış deneyimi yaşadım. Benim için oldukça kahkahalı ve değişik bir gün oldu; kendimce çıkardığım birkaç eğlenceli notu da sizlerle paylaşmak isterim; ama öncesinde arkaplanı resmetmem lazım.
Çok yakın bir arkadaşım, birbirinden güzel, rengarenk ve yaratıcı takılar yapar. “Bu takıları kesin satmalısın” diye başının etini yerim hatta. “Instagram’dan satış zor, biz seninle stand açalım Eco” demişti bir keresinde. Aklımın bir köşesinde yer etmiş herhalde. Geçtiğimiz haftalarda Teşvikiye Mahallesi Instagram sayfası bir şenlik duyurusu çıkınca, “Fırsat bu fırsat” dedim😊 Stand kiralama ücreti de çok makul olunca, kendimce gaza geldim ve 2 stand kiraladım o anda.
E peki ama ben 2. standda ne yapacaktım ki? Şimdi Steve Jobs’un “Connecting the dots” konuşması devreye giriyor.
Annem Kilisli ve kendisi gerçekten lezzetli yemekler yapar. (Kendisinden bu yeteneği bir lokmacık kaptıysam ne mutlu bana) Koronada evden çıkmadığımız günlerde de, annem bizlere türlü türlü kurabiyeler yapmıştı ve biz de kendi aramızda bu kurabiyeleri satalım vs diye gaza gelmiştik. Kafamızdaki yıldız ürünümüz “kahke” idi. Civardaki kafelere konsinye mi satsak demiştik ama tam bir plana oturtamamıştık. Belki de şimdi bu fikri, deneyimleme zamanıydı.
Sağ olsun annem de, benim gazıma olumlu yaklaştı. “Ben sana kahke yaparım, yanına da bir tencere müceddere yaparım, çeşit olur” dedi. Bir nevi, gördü ve arttırdı😊
Bu sefer ev içinde, ürünleri ne fiyattan satsak muhabbeti başladı. Maliyetleri hesapladık. Annemle babam, fiyatları dip noktaya çekmem için türlü geyikler yapıyordu. Bense kanıma işlemiş pazarlamacı kimliğimle “değer bazlı fiyatlandırma” yapmamız gerektiğini anlatıyordum. Annemle pazarlamanın 4P’sini (product, price, place, promotion) bile konuştuk. Annem sabah erkenden kalkıp yemekleri hazırlarken, ben “Soğanın yarısını heba ettin bak” diyerek tipik bir kapitalist işveren modundaydım. Sonrasında paketlemeleri ve süslemeleri yaptık. Kardeşim standda benimle beraber satış yapmaya gönüllü oldu. Babam yükümüz ağır diye arabayla bizi şenlik alanına bıraktı vs derken takım dayanışmasının gerçek bir örneğini daha satış yapmadan yaşamıştık bile.
Stand yerimiz alana gittiğimizde belli olacaktı. İnsan trafiğinin yoğun olacağını düşündüğümüz bir  noktada karar kıldık. İlk 15 dakika içinde siftahımızı yapmıştık bile. 😊 Bir yorgunluk çayı almaya gittim. Biz orada 1 paket kahke satacağız diye türlü dil dökerken, gidip çaya 10 TL verdiğimde içim bir cız etmedi değil. (Yıllardır para kazanmama rağmen, bir anda ilk kez para kazanıyormuşum gibi bir moda giriverdim!)
Çoğu stand sahibi oldukça sakindi ve belki de hep bu tarzda tezgah açmanın verdiği bir bezginlik içindeydi. Öte yandan kardeşimle ben, zaten ortalamanın üstünde istekli ve talepkar tipler olduğumuz için, tüm potansiyel müşterilere süper güleryüzle yaklaşıyorduk. Kendimizi takdir etmedik desem yalan olur. 1000 defa stand açsak da, aynı heyecanı yaşayacak tipler olduğumuzu içten içe biliyorduk😊
İyi ürün, güzel bir pazarlama – satış dengesi, tatlı dil, güleryüz, ısrarcı yaklaşım vs derken hatırı sayılır bir meblağa ulaştık. (Koyduğum ciro hedefinin %5 üstünde tamamladık, hedef koymak önemlidir değil mi) Bununla birlikte bu tarzda işlerden kazanılabilecek gelirlerin ne kadar dalgalı olabileceğini, içinde ne kadar çok belirsizlik barındırdığını düşünüp tüm kendi işini yapanlara empati duyduk. 7 saat boyunca o güneşin altında satış yapınca, bundan sonra bir tezgahın önünden geçerken o kişileri daha iyi anlayabileceğimizden de eminim. (Gün sonunda bitap haldeydik!)
Yaptığımız ciro bir kenara, gün boyunca yanımda olan kardeşim ve yan standımızdaki takıcı arkadaşım olmasa o 7 saat zarfında asla bu kadar eğlenemezdim. Ama tabii ki, esas kahraman annem, lojistik sorumlumuz babam ve ısrarla para vererek siftahımıza destek olan sevgilime de ne kadar teşekkür etsem az. Sonuçta hatıralarda hep ekip arkadaşları kalıyor…
Ha bir de bizle konuşup “Tamam, ben bir tur atayım, sonra mutlaka uğrayacağım” diyen müşterilerimiz vardı. Onlar çoğu zaman hiç uğramadı ve beni de kendi yalanlarımla yüzleştirdi. Şimdi kendime yeni bir bahane bulmam gerek.
Hepinize iyi pazarlar! ~e 
Bu haftalık bizden bu kadar.
Tüm yorumlarınızı ve düşüncelerinizi bize yazabilirsinizSizlerden gelenleri okumak bizi çok mutlu ediyor. ❤️
Bizi çevrenizdekilerle paylaşmayı unutmayın! 📧
Sevgiler,
Ece, Nazlı, Zeynep
🔎 Geçen haftaki bültenimizi kaçırdıysanız: Alma-Verme Dengesi
🔗 Instagram & Twitter
Bu konuyu sevdin mi? Evet Hayır
3 Kadın 1 Dünya
3 Kadın 1 Dünya @3kadin1dunya

Biz, lise yıllarından 3 arkadaş, Ece, Nazlı ve Zeynep, merak ettiklerimizi, bize ilham verenleri, farkındalık yaratmak istediğimiz konuları ve ruh doyuran önerilerimizi her Pazar dünyanın 3 köşesinden paylaşıyoruz. 📍İstanbul, Londra, Paris.
www.3kadin1dunya.com

Abonelikten çıkmak için buraya tıkla.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buraya.
Created with Revue by Twitter.